Glokom Göz Tansiyonu Hastalığı

Sinsice ilerleyerek görmede azalma ve hatta körlüğe kadar giden tehlikeli bir göz hastalığıdır. Bu özelliğinden dolayı halk arasında ‘Karasu Hastalığı’ denilmiştir. Glokom hastalığı göz içi basıncının yükselmesi nedeni ile tedavi edilmediğinde görme sinirinin zarar görmesi ve felç olması sonucunda körlükle neticelenir.

Glokom bazen görmenin ‘sessiz hırsızı’ olarak adlandırılır, çünkü herhangi bir şikâyet oluşturmadan görme düzeyi yavaş yavaş azalır. 40 yaş üzerinde düzenli (en azından yılda bir kez) göz kontrolü olmayan kişilerde bir gözünü kaybedince ve ancak bu nedenle muayene olanlarda tanı konulmuş, bu yüzden geç kalınmış çok insan vardır.

Glokom dünyada görme kaybı nedenleri içinde ikinci sırada olup görülme sıklığı %2 – 3’tür. Dünyada yaklaşık 180 milyon civarında glokom hastası vardır. Ülkemizde bu sayı 2 milyon civarındadır. Toplumda Glokom yeni doğandan 100 yaşına kadar belli oranlarda herkeste bulunabilir. 40 yaş üzerinde %2, 60 yaş üzerinde %10, 80 yaş üzerinde %20 oranında görülür.

GLOKOM’UN SEBEBİ

Normalde göz içi dokularının beslenebilmesi için göz içerisinde sürekli olarak dolaşan bir sıvı mevcuttur. Bu sıvı bazı kanallarla göz dışına atılır. Glokom, göz içi sıvısını dışarı boşaltan bu kanallarda yapısal olarak tıkanıklık oluşması ile ortaya çıkar. Göz içi sıvısının yeterli boşalmamasına bağlı olarak göz içinde basınç yükselir ve görmeyi sağlayan göz sinir hücrelerinin beslenmesini engeller. Göz siniri hücreleri yüksek göz içi basıncı nedeni ile hasar görerek başlangıçta görme alanında görülmeyen kör noktalar belirir ve yavaş yavaş çevreden merkeze doğru görme kaybı ortaya çıkar. Hücrelerin tümü öldüğü zaman kalıcı görme kaybı olur. Tedavi edilse bile geç kalındığı için görmede iyileşme olmaz.

GLOKOM’UN GÖRÜLME SIKLIĞINI ARTIRAN FAKTÖRLER

  • Yüksek göz tansiyonu: Göz tansiyonu ne kadar yüksek ise Glokom’a yakalanma riski o kadar çoktur.
  • Yaş: Glokom yeni doğan dâhil her yaşta görülebilir. Ancak 40 yaş üzerinde daha sık görülür.
  • Aile Hikâyesi: Aile fertlerinden birinde Glokom öyküsü var ise Glokom oluşma riski 8 kat artar.
  • Irk: Zenci ırkında daha sık görülür.
  • Hastalıklar: Şeker hastalığı, yüksek veya çok düşük tansiyon, kalp hastalığı ve diğer göz hastalıkları Glokom riskini artırır.
  • Miyopi: Riski artırır.
  • Hipermetropi: Yüksek oranlarda riski artırır.
  • Uzun süreli kortizon kullanılması: Riski artırır
  • Göz yaralanmaları: Glokoma neden olabilir.
  • Sigara: Sigara kullanımı riski artırır.

GLOKOM NASIL TEŞHİS EDİLİR

Hastalık herhangi bir şikâyet oluşturmadığından ve oluşan görme kaybı geri döndürülemediğinden Glokom ’da erken tanı çok önemlidir. Hastalık ne kadar erken tespit edilebilirse görme kaybı da o kadar az olacaktır. Glokom tanısı göz uzmanı hekim tarafından yapılan detaylı bir göz muayenesi ile konur. Bu muayenede görme düzeyinin tespiti, göz tansiyonu ölçümü, göz içi sıvısının dışarı çıkış kanallarının incelenmesi, görme sinirinin kontrolü ve değerlendirilmesi yapılır. Gerekirse bilgisayarlı görme alanı testi, görme siniri analizi yapılır. Göz tansiyonu normalde 10-20 mmHg arasındadır. 20’nin üzerindeki değerler yüksek göz tansiyonu olarak kabul edilir ancak göz tansiyonu normal olan, buna rağmen göz siniri hassas ve vücut tansiyonu oldukça düşük olan kişilerde de Glokom hastalığı görülebilir. Göz tansiyonu çok yükseldiği zaman sabahları belirginleşen baş ağrısı, zaman zaman bulanık görme, geceleri ışıkların etrafında ışıklı halkalar görülmesi, televizyon izlerken göz etrafında ağrı ve ilerlemiş vakalarda tüp içinden bakılıyormuş gibi görme alanında daralma oluşabilir. Ani göz tansiyonu yükselmelerinde ise bulantı, kusma, gözde kızarıklık ve göz ağrısı gibi şikâyetler ortaya çıkar.

GLOKOM’UN TEDAVİSİ

Glokom hastalığı tanısı konduktan sonra tedavide amaç göz tansiyonu düşürülerek göz sinir hasarını durdurmak ve görme kaybının ilerlemesini engellemektir. Bu amaçla 3 tedavi yöntemi uygulanır:

1. İlaç tedavisi: Glokom tedavisinde kullanılan birçok göz damlası mevcuttur. Bu damlalar göz sıvısının üretimini azaltmak veya dışarı çıkışını artırmak yoluyla etkilidir. Her hasta ayrı ayrı değerlendirilir ve kendi durumuna uygun olan ilaç önerilir. Bazen göz içi sıvısını hızlıca azaltmak için ağız yoluyla alınan ilaçlar kullanılabilir.

2. Lazer Tedavisi: Glokom tedavisinde ilaç tedavisine cevap alınamayan bazı Glokom tiplerinde kullanılır.

3. Cerrahi Tedavi: İlaç tedavisi ile göz tansiyonu yeterince düşürülemiyor ve kontrol altına alınamıyor ise ameliyat yapılır. Bu ameliyat ile göz içi sıvısının dışarı çıkış yollarından bir yere göze üstü kapalı bir delik açılarak sıvının göz dışına sızması sağlanarak göz içi basıncı düşürülür. Son zamanlarda üretilen göz tansiyonu damlaları çok etkili olduğu için şimdilerde göz tansiyonu ameliyatları çok nadir yapılmaktadır.

SON SÖZ:           Glokom konusunda hassas olalım. Göz muayenelerini en azından yılda 1 kez yaptıralım. Glokom hastalarının kör olma riskini görmezden gelmeyelim. Hoşçakalın, Sağlıcakla kalın..  

Yazan: Op. Dr. Faruk DEMİRTAŞ


  • Özel Ortadoğu Hastaneleri © Her Hakkı Saklıdır