Yükleniyor...

Sağlık Köşesi

Ailelerde Sağlıklı İletişimin Önemi

Aşk ve sevgi farklı kültürlerde yetişmiş, farklı karakteristik özelliğine sahip iki insanı bir araya getirip bir arada tutan özel duygulardır. Ancak bu duyguları sadece hissetmek yetmez, göstermek ve korumak gerekir.

Flört döneminde, örneğin nişanlılık ve evliliğin ilk yıllarında yoğun olarak yaşanan ve gösterilen sevgi, hayatın rutin ritmi içerisinde sıradanlaşırsa çiftler birbirlerine sevgilerini yeterince sergilememeye, bu konuda yeterli özeni göstermemeye başlarlar.

Evliliğin ilk yılları evliliklerin geleceği üzerinde belirleyici etkiye sahip yıllardır. Araştırmalar evliliğin ilk yıllarına gösterilecek bilinçli özenin, gelecekteki problemlerin çözümünde ve mutlu evliliğin inşasında önemli bir role sahip olduğunu göstermektedir. Ayrıca evliliğin ilk yılları farklı kültürden gelen iki bireyin aynı evde ortak bir paydayı paylaşarak denge oluşturmaları için büyük önem arz etmektedir. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre boşanmaların %39.6’sı evliliğin ilk beş yılında gerçekleşmektedir.

Aile danışmanlığı

Aile her ne kadar iki insanın hayatlarını birleştirmesi gibi görünse de, aslına bakarsak çok fazla sayıda kişinin bir araya gelmesi ve ilişki kurmak zorunda kalması anlamına gelmektedir. Daha önce birbirini tanımayan insanların iki insanın hayatlarını birleştirmesiyle hısım- akraba konumuna geçmelerine neden olabilmektedir. Yeni evli çift hem kendi ailesinin hem eşinin ailesinin ilişkilerini yapılandırmak durumunda kalır. Flört döneminde görülmeyen bazı alışkanlıklar ve davranışlar bu dönemde fark edilebilir. Evliliğin ilk yılları boşanmaların en yoğun yaşandığı dönemdir. Bu dönemde yaşanabilecek olumsuzlukları egale etmek, yaşanılan aksaklıkları en sağlıklı şekilde atlatmak ve birlikteliğin sağlam temellere üzerine kurulması için profesyonel destek alınmasında fayda vardır. Unutulmamalı ki sağlam temeller üzerine inşa edilmiş binalar depremden en az hasar alan yapılardır.

Toplumsal bir varlık olan insan çevresiyle etkileşim ihtiyacı içersindedir. İnsanın toplumsal bir varlığa dönüşmesini sağlayan en önemli unsurun iletişim olduğunu söylemek mümkündür. İnsan için başkalarını anlamak, kendini dünyaya hazırlayacak bilgileri edinmek, küçük yaşlardan itibaren iletişim kanalıyla gerçekleşmektedir.

İletişim çoğu kez ağızdan çıkan kelimeler olarak kabul edilir. Halbuki hiç sözcük kullanmadan da iletişim kurulabilmektedir. Sözel olmayan iletişim ile çok etkili iletişimler yapılmaktadır. Sözel olmayan(sözsüz) iletişim:Duruş ve dış görünüş, mekandaki konum,vücut şekli, kişiler arası mesafe, jestler, dokunma, giyim, beden hareketleri, göz iletişimi,sesin kalitesi (tonu, tizliği, duraklama) kapsamaktadır. Sözel olmayan iletişim duygu ve düşüncelerimizin yansımasıdır. İnsanların yüz yüze kurdukları ilişkide algılanan anlamın;

  • * %10 u kelimelerden,
  • * %30'u ses tonundan,
  • * %60'ı mimiklerden anlaşılmaktadır.

Aile üyeleri kaç yaşında olurlarsa olsunlar, birbirleriyle fikir alışverişinde bulunarak, birbirlerinin bilgi ve tecrübelerine başvurarak, birbirlerini anlamaya, birbirlerine destek olmaya, birbirlerinin aynı zamanda arkadaşı olmaya gayret ederek sağlıklı bir iletişim ortamı yaratabilirler.

Evlilik danışmanlığı

Sağlıklı ailelerde iletişimin açık olması çiftlerin birbirini anlamasında yardımcı olur. Açık iletişimde önemli olan hususlar şunlardır:

  • • Karşısındakinin zihnini okumaya çalışmadan, fikirlerini ifade edebilmesi için onu can kulağıyla dinlemek
  • • Tartışma esnasında olumlu tavrını korumak, suçlama ve eleştiriden uzak durmaya çalışmak
  • • Tartışırken kendisinin ve karşısındakinin beden dilinin farkında olmak (Örneğin dinlerken kollarını kavuşturmak, göz iletişiminden kaçınmak, yüz buruşturmak gibi davranışlar, karşıdaki kişi tarafından anlattıklarının onaylanmadığı şeklinde algılanır.)
  • • Aynı fikirde olunmasa bile karşısındakinin neden böyle düşünüyor olabileceğini anlamaya çalışmak, konuya bir de onun gözünden bakabilmek
  • • Aynı fikirde olunmasa bile karşısındakinin fikirlerine saygı göstermeye gayret etmek

Türkiye’de yapılan “Boşanma Nedenleri Araştırması”na göre evliliklerin sonlanma sebeplerine bakıldığında şiddetli geçimsizlik yaklaşık % 90 düzeyindedir. Bu yüksek bir orandır. Alt nedenleri incelendiğinde evlilikte yaşanan iletişim sorunları olduğu görülmektedir. Bu nedenle ailelerin kalıcılığının artırılması ve evlilik akdinin devamlılığını sağlamak için ailelerin bu konuda bir uzmandan destek almaları önerilir.

Yazan: Psikolog (Aile Danışmanı) Gurbet Koç

Yorumlar (0)


Yorumunuzu Bırakın




Scroll to Top