Yükleniyor...

Sağlık Köşesi

Obezite ( Şişmanlık )

Obezite ya da halk arasında bilinen adıyla şişmanlık: vücut ağırlığının olması gerekenden daha fazla olmasıdır. Vücutta fazla miktarda yağ birikmesi sonucu ortaya çıkar. Modern batılı toplumların en önemli sağlık sorunudur. Bu toplumlarda Obezite oranı % 40 lara varmıştır. Türkiye de de Obezite patlaması yaşanmaktadır.

Obezite bir hastalıktır. Sıradan bir sağlık sorunu değildir. Sık görülen, ölümcül sonuçları olabilen kişinin ve toplumun sağlığını tehdit eden bir hastalıktır. Ve mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Modern toplumun, endüstriyel, batı tipi yaşam tarzının sonucudur.

Obezitenin matematiksel bir nedeni vardır. Alınan kalori ile harcanan kalori arasındaki denge bozulmuştur. Kalori enerjinin ölçüsüdür. Besinlerle alınır. Günlük metabolizma ve fizik aktivite ile de harcanır. Besinlerle alınan kalori miktarının, metabolizma ve fizik aktivite ile tüketilen kalori miktarını aştığı durumda, kısacası kalori fazlalığı, enerji fazlalığı olunca Obezite ortaya çıkar. Vücut alınan fazla kalorileri trigliserit (yağ) şeklinde depolar. Başta karaciğer ve diğer iç organlar, göbek, kalça ve basenlerde yağ birikir. Erkeklerde göbekte (elma tipi Obezite) kadınlarda kalça ve basenlerde ( armut tipi Obezite) birikir.

Obezitenin Nedenleri Nelerdir ?

Pek çok nedeni vardır. Araştırmalar ve tartışmalar sürmektedir. Henüz buzdağının küçük bir kısmı çözülebilmiştir. Ancak kısaca Obezlerde yağ biriktiren sistemler ile yağ tüketen sistemler arasındaki denge bozulmuştur. Yağ biriktiren sistemler daha etkindir. Pankreastan salgılanan insülin hormonu düzeyi genellikle yüksektir. İnsülin direnci vardır. Yağ tüketen sistemler zayıflamıştır. Leptin hormonu düzeyi azalmıştır veya etkisini yitirmiştir. Obezlerde genel olarak insülin fazlalığı, leptin eksikliği vardır. Obezitenin başka nedenleri de vardır. Bunlar arasında ailevi faktörler (obez ana- babanın obez çocukları), genetik faktörler(Obezite geni), endokrin nedenler ( cushing sendromu, hipotiroidi, stein-leventhal sendromu, insülinoma vb gibi hastalıklar Obezitenin az görülen nedenleridir) psikolojik ve davranışsal nedenler sayılabilir.

Obezite kalp ve damar sistemi, solunum sistemi, endokrin sistem, sindirim sistemi, kas-iskelet sistemi, bağışıklık sistemi, üreme sistemi vb tüm sistemleri etkiler ve kanserler dahil birçok önemli hastalığa zemin hazırlar. Başta diabetes mellitus olmak üzere çeşitli hastalıklarla ve kanserlerle birliktedir.

Obezite Tanısı :

Obezite tanısı için en sıklıkla vücut kitle indeksi (VKİ) kullanılır. Başka indeksler de vardır.( bel çevresi, yağ dokusu kalınlığı vb gibi). Vücut kitle indeksi vücut ağırlığının boyun karesine bölünmesiyle elde edilir.

VKİ=kilo(kgr)/boy(m2)

Normal VKİ 20-24.9dur.

25.0-29,9 arası: Hafif Şişman: “balıketi-toplu” sayılırsınız ve diyet ve egzersizle kilo vermeniz gerekir. çeşitli hastalıklar için risk taşımaktasınız.

30.0 ve üzeri: Obez (Şişman): Sağlıksız bir kilonuz var, sağlık sorunlarıyla karşı karşıyasınız. Tedavi olmanız gerekir.

Obezite Tehlikelidir. Pek çok komplikasyonu vardır.
  • depresyon, özgüven eksikliği, sosyal fobi
  • Ateroskleroz, hipertansiyon, enfarktüs ve koroner arter hastalığı, felç, varisler, emboliler
  • Diabetes mellitus, hiperlipidemi
  • Safra taşı, pankreatit
  • Kolon kanseri, meme kanseri
  • Solunum sıkıntısı, uyku apnesi
  • Osteoartroz, osteoporoz, disk hernisi

Obezite tedavisi gereken bir hastalıktır.

Obezite Tedavisi :

  • • Diyet Tedavisi
  • • Fiziksel Egzersiz
  • • Davranış Tedavisi
  • • İlaç Tedavisi
  • • Cerrahi Tedavi

Diyet Obezite tedavisinin birinci basamağını oluşturur. Diyet yapmadan diğer tedavi yöntemlerine ağırlık vermek başarısızlığa neden olur.

Diyet için öneriler:

Öncelikle Boyunuza uygun ağırlığı hedefleyin. Hedefiniz makul ve mantıklı olsun. Ulaşabileceğiniz bir hedef kilonuz olsun. Yaşınıza, altta yatan hastalıklarınıza, egzersiz kapasitenize uygun olsun.”36 beden” takıntınız olmasın.

Diyet yaparken aç kalmayın. Hem gözünüz hem de karnınız doysun. Yarı aç yarı tok gezmeyin. Hayatı kendinize zindan etmeyin.

Ancak zevk için değil yaşamak için yemek yiyin. Acıkınca yiyin. Aç değilseniz öğünü atlayın. Ara sıra aç kalın. Vücut havasızlığa 5 dakika, susuzluğa 5 gün, açlığa 5 hafta dayanabilir. Biraz aç kalmaktan korkmayın. Sık sık yemeyin, günde 3 öğünden sık sakın yemeyin! Akşam hava karardıktan sonra yemeyin.

Nasıl olacak? Hem fazla kalori almayın hem de aç kalmayın. Burada açlık hissi ile iştah hissi arasındaki fark devreye giriyor.

Açlık hissi insanlık kadar eskidir. Genetiktir. Mutlaka giderilmesi gerekir. İştah hissi ise bebeklik çağından itibaren kazanılır. Genetikle ilgisi yoktur. İştah hissi bizi obez yapar ve öldürür. Modern hayat tarzı ve gıda endüstrisi iştah hissimizi körükler. “Hayat kısa, bir daha mı geleceğiz dünyaya” dedirtir. “Ye iç keyfine bak” dedirtir. Gıda reklamları sürekli yiyin yiyin der.Albenili, bol katkılı, bol yağlı, bol şekerli, bol işlem görmüş, janjanlı gıdalar iştah hissini artırır. Kısaca karnımız doyacak ama sağlıklı gıdalar ile doyacağız.

Gıdalar 3 ana maddeden oluşur. Yağ, protein ve karbonhidratlar. Yağ ve karbonhidratların da sağlıklı ve sağlıksız olanı var.

Genel olarak doymuş yağlar sağlıksızdır. Doymamış yağlar ise sağlıklıdır. Sağlıklı yağ olmadan hayat olmaz. Sağlıklı yağları tüketin. Sağlıklı yağları kısıtlamayın. Sağlıksız yağları kısıtlayın, mümkünse sıfıra indirin. Yağ kısıtlı diyetler geçici yarar sağlar. Yağ olmadan karnınız doymaz, mideniz kısa sürede boşalır ve tekrar acıkırsınız.

Sağlıklı yağ denilince zeytinyağı en başta gelir. Bulabilirseniz soğuk sızma zeytinyağı tüketmeye çalışın. Balıkyağı( omega 3 yağları)ve diğer bitkisel yağlar da sağlıklıdır. Ancak bitkisel yağlar da GDO sorunu yanı sıra, ısıtma ve kızartma ile trans yağ dönüşüm olabilir. Mümkünse sadece salatalarınızda ve çiğ olarak tüketmeye çalışın.

Tereyağı konusu tartışmalıdır. Ancak sağlıklı üretilmiş, ev yapımı tereyağı abartmadan tüketilebilir. Sağlıksız yağlar doymuş yağlar ve trans-yağlardır. Halk arasında margarin olarak bilinir. Endüstriyel gıdalarda çoğunlukla trans-yağlar kullanılır. Obezitenin, kalp krizi ve felçlerin damar sertliğinin en önemli nedeni bu grup yağlardır.

Gelelim proteinlere. Vücudun temel yapıtaşlarıdır. İskelet kas dokusu ve iç organ kasları esas olarak protein den yapılmıştır. Proteinler ve sağlıklı yağlar hayatın devamı için gereklidir. Uzun süre tok tutarlar. Sindirimleri de zordur. Vücudumuz yağ ve protein sindirimi için epey kalori harcamak zorundadır.

Karbonhidratlar vücutta sonunda şekere dönüşen maddelerdir. Karbonhidratların da sağlıklısı ve sağlıksızı vardır. Sağlıklı karbonhidratlar sebze ve meyvalarda, kuru bakliyatlarda, tam tahıllarda, çiğ kuru yemişlerde bulunur. Bunlar çok kaliteli lif ve posa kaynağıdır. Sindirimleri yavaştır. Şekere dönüşmeleri yavaştır.

Sağlıksız karbonhidratlar ise bildiğiniz basit şeker, beyaz un, tatlı, hamur işlerinde bulunurlar. Sindirimleri daha ağızda başlar, çok kolaydır, derhal kana karışırlar ve ani insülin salgısına yol açarlar. İnsülin direncinin, Obezitenin, kalp damar hastalıklarının felçlerin, damar sertliğinin en önemli nedenleri arasında trans yağlar ile birlikte sayılırlar. Karbonhidratlar söz konusu olunca “glisemik indeks ”ten söz etmemek olmaz.

Glisemik indeks karbonhidratların kan şekerini yükseltme potansiyeli ile ilgili bir terimdir. Her karbonhidrat için glisemik indeks değeri farklıdır. Genel olarak glisemik indeks 50 ve altında olanlar sağlıklıdır. Rahatça tüketilebilir. Glisemik indeks listeleri internetten indirilebilir.

O halde karnımızı doyurmak için her öğünde sağlıklı yağlar, yeterli protein ve sağlıklı karbonhidratlar içeren bir menümüz olmalı. Sadece yağ ve protein ağırlıklı beslenme önerileri de yanlıştır. Bu tip tek yönlü diyetler uzun süre uygulanırsa kanser ve kalp damar hastalıklarına davetiye çıkarabilir.

“Ekmeği tamamen kaldıralım”. Bu yanlıştır. Beyaz ekmeği kaldıralım. Tam buğday ekmeği ölçülü olarak tüketilebilir.

Besinler sağlıklı bir ortamda yetişmeli, saklanmalı ve taşınmalı, mümkünse organik ürünleri tercih etmeliyiz.

Çorbalar, yeşil sebzeler, et-tavuk -balık, yumurta, süt-peynir-yoğurt, kuru bakliyatlar, çiğ kuru yemişler rahatça tüketilebilir. Taze meyveler günde 2 avucu geçmemelidir.

Beyaz ekmek ve beyaz undan yapılmış gıdalar, şeker, tatlı, beyaz pirinç, patates, hamur işleri, gazoz ve kola, abur-cubur, market ürünü paketlenmiş endüstriyel gıdalar, fastfood ürünleri menümüzden çıkartmalıyız.

Tuzu azaltın. İlla tuz diyenlerdenseniz Kaya tuzunu seçin.

Bol su için.

Fiziksel egzersiz

Düzenli fiziksel egzersiz yapın. Egzersiz iştahı kapatır. Mutluluk hormonu salgılatır.

En kolay ve etkili egzersiz yürüyüştür. Tempolu, alıştıra alıştıra, kalp hızınızı ve adım sayınıza kontrol ederek, mümkünse her gün yürüyün. Yürümekten korkmayın. Unutmayın kalp krizi geçiren hastalara bile yürüyüş öneriliyor.

Yürüyüş dışında bisiklete binme, Yavaş koşu, yüzme, kardiyo ve fitness de imkanlarınıza göre yapılabilir.

Davranış tedavisi

Yemek yeme davranışlarınızı değiştirin. Etrafınıza, çocuklarınıza, arkadaşlarınıza örnek olun.

Sofraya erken oturmayın. Yemeğin önünüze gelmesini beklemeyin. Pavlovun şartlı refleks deneyini hatırlayın.

Gelen yemeği iyice koklayın. Güzel mis gibi kokan bir yemek mutluluk hormonu salgılatır. Erken doymaya yol açar.

Küçük tabaklarda yiyin. Gözünüze fazla görünür.

Lokmaları iyice çiğneyin.

Acele etmeden yiyin. 2 lokma arasında çatalı kaşığı bırakın. Bir “es” verin.

Yemek yerken gazete okumayın, TV seyretmeyin, radyo dinlemeyin. Sadece önünüzdeki yemeği düşünün.

Yağ yakan leptin sistemi gece 23.00 -01.00 arasında aktiftir. Bu saatlerde uykuya dalmış olun. Erken yatın erken kalkın.

Televizyonda ki tüm reklamlar özellikle gıda ve gazoz reklamları Obeziteyi tetikler. Seyretmeyin veya dozu çok azaltın.

İlaç tedavisi

Sürekli yeni ürünler çıkmaktadır. Obeziteye yol açan gıda endüstrisi ve obeziteyle mücadele endüstrisi uluslararası firmaların en karlı alanlarıdır. Aynı firma her iki alanda da faaliyet gösterebilmektedir. Firmalar” hem nalından hem mıhından” kazanmaktadır.

3 ana grup ilaç mevcuttur.

  • 1-yağ ve karbonhidrat emilimini engelleyen ilaçlar: orlistat, akarboz
  • 2-iştah kapatanlar: dexfenfluramin, fluoksetin
  • 3-kalori yakıcılar: efedrin vb

Bu ilaçların kullanımı ve reçetelenmesi Türkiye de sıkı kontrol altındadır. İlaçların ciddi yan etkileri olabilir. Eş-dost tavsiyesiyle kullanmayın.

Cerrahi tedavi

VKİ 40 olan hastalar için cerrahi düşünülür. Obezite tedavisinde diğer tedavilerin başarı şansı uzun dönemde düşüktür. Hastalar verdiklerini geri alırlar. Ehil ellerde ve merkezlerde güvenilir cerrahi yöntemler vardır. Aşağıdaki hastalarda cerrahi tedavi düşünülebilir:

  • VKİ 40 olan hastalar.
  • VKİ 35 den büyük ve yanı sıra obeziteye bağlı komplikasyonları olan hastalar.
Yazan: Uzman Doktor Alper Ak

Yorumlar (0)


Yorumunuzu Bırakın




Scroll to Top