Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Blog Image

Borderline kişilik bozukluğu nedir? belirtileri nelerdir?

Son Güncelleme Tarihi : Ocak 1, 2024

Borderline kişilik kavramı, 1938 yılında Adolf Stern tarafından öne sürüldü. Borderline kişilik bozukluğu terimi ise Avusturyalı bir psikiyatrist olan Otto Kernberg tarafından 1975 yılında tanımlandı. Borderline bozukluğu olan bireylerin öz denetim mekanizmalarında sorunlar yaşarlar ve düşünce ile davranışlarında istikrarsızlık gözlenir.

Borderline kişilik bozukluğu nedir?
Borderline kişilik bozukluğu belirtileri nelerdir?
Borderline kişilik bozukluğu neden olur?
Borderline kişilik bozukluğu ne gibi problemlere yol açar?
Borderline kişilik bozukluğunun tanısı ve tedavisi nasıldır?

Borderline kişilik bozukluğu nedir?

Borderline kişilik bozukluğu, bir bireyin düşünce yapısı, insanlarla ilişkileri ve duygularında sorunlara neden olan bir psikiyatrik rahatsızlıktır. “Borderline” terimi, belirsizlik ve sınırlı bir durum anlamına gelir. Bu terimin kullanılmasının sebebi, borderline kişilik bozukluğunun ilk tanımlandığı zamanlarda, nevroz ve psikoz olarak adlandırılan iki psikiyatrik durum arasındaki sınırda olmasıdır.

Borderline kişilik bozukluğu genellikle ergenlik döneminde ve genç yetişkinlikte ortaya çıkar.

Borderline kişilik bozukluğu belirtileri nelerdir?

Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerde ani ruh hali değişiklikleri sıkça gözlemlenir. Bu kişiler, hayatlarındaki rolleri sorgularlar, kim oldukları ve neden var oldukları gibi düşünceler içinde bulunabilirler. Bu düşünceler hızla değişir ve bu değişim kişinin değer yargılarını ve ilgi alanlarını da etkiler. Borderline kişilik bozukluğu olanlar olayları keskin bir şekilde iyi veya kötü olarak değerlendirir; orta yolu yoktur. Aynı şekilde, insanlar hakkındaki fikirleri de aniden ve nedeni olmadan değişebilir. Bir gün birine samimi bir şekilde yaklaşırlarken, ertesi gün aynı kişiye düşman gibi davranabilirler. Bu durum, ilişkilerinin istikrarsız olmasına neden olur. Ayrıca bu bireyler, ikili ilişkilerde yoğun duygular yaşayabilir ve aşırı davranışlar sergileyebilirler.

Borderline kişilik bozukluğu olan bireylerde şu belirtiler görülebilir:

İlişkilerde hızlı duygusal dalgalanmalar (aşırı sevgi ya da nefret gibi)
Kimlikte belirsizlik, aşırılık
Ani ve nedeni olmayan şekilde bir ilişkiye çok hızlı bağlanma veya tam tersi şekilde ani kopuşlar
Kendine zarar verme
İntihar düşüncesi veya girişimi
Dikkatsiz ve riskli davranışlar (hızlı araç kullanma, kumar oynama, aşırı para harcama, aşırı cinsel davranışlar, madde kullanımı)
Ani ve yoğun duygusal dalgalanmalar
Öfke kontrolünde sorunlar
Boşlukta hissetme
Diğer insanlara karşı sebepsiz şüphecilik, güven sorunu

Bu belirtilerin tamamı her hastada görülmeyebilir; bazı hastalarda çoğu semptom varken bazıları sadece birkaç belirti gösterebilir. Semptomların sayısı, süresi ve şiddeti her hastada farklılık gösterir ve günlük olaylarla tetiklenebilir. Özellikle romantik ilişkilerdeki çatışmalar veya ayrılıklar, bu rahatsızlığa sahip kişilerde semptomların tetiklenmesine yol açabilir.

Borderline kişilik bozukluğu neden olur?

Borderline kişilik bozukluğuna neyin neden olduğu tam olarak anlaşılamamış olabilir, ancak bazı faktörlerin bu rahatsızlığın gelişimine katkıda bulunduğuna inanılır. Örneğin, genetik faktörlerin hastalığın gelişiminde rol oynadığı düşünülmektedir. Çünkü birinci dereceden akrabalarında borderline kişilik bozukluğu olan kişilerin, bu hastalığa yakalanma riski daha yüksektir. Hastalığın gelişimini daha iyi anlamak için yapılan çalışmalarda, sağlıklı bireylerle borderline kişilik bozukluğu olan kişilerin beyinleri arasında yapısal ve işlevsel bazı farklılıklar bulunmuştur. Ancak bu farklılıkların hastalıkla olan ilişkisi henüz tam olarak anlaşılamamıştır. Sosyal, kültürel ve çevresel etkenlerin de hastalığın gelişimine etki ettiği düşünülmektedir. Borderline kişilik bozukluğuna sahip bireyler arasında, çocukluk dönemlerinde ihmal, istismar, terk edilme gibi travmatik olaylar yaşayanların sayısı oldukça fazladır. Bu erken yaşta yaşanan travmaların da hastalığın gelişiminde rol oynayabileceği düşünülmektedir. Psikiyatrik hastalıklar genellikle birçok farklı etmenin birleşmesiyle ortaya çıkar. Bu sebeple her travma yaşamış kişide ya da borderline kişilik bozukluğu olan her aileden birinde hastalık görülmesi doğru bir yaklaşım olmaz.

Borderline kişilik bozukluğu ne gibi problemlere yol açar?

Borderline kişilik bozukluğu, günlük yaşamlarında ciddi sorunlar yaşayan kişiler için neden olabilir. Tanınmayan, teşhis konulmayan veya uygun bir şekilde tedavi edilmeyen kişiler, borderline bozukluğu yüzünden olumsuz etkilenir. Borderline kişilik bozukluğu olan bireyler yaşamlarında şu sorunlarla karşılaşabilir:

Eğitimde devam edememe, okulu bırakma
Sık sık iş değiştirme, iş kaybı
İlişkilerde anlaşmazlık yaşama, evlilik sorunları, boşanma
İlişkilerinde yıpratıcı davranışlar sergileme
Riskli davranışlarda bulunma, bunun sonucunda hukuki sorunlar, hapis cezası alma
Kendine zarar verme, hastaneye yatma
Dürtüsel davranışlar sonucu istenmeyen gebelikler, cinsel yolla bulaşan hastalıklar, madde bağımlılığı, trafik kazaları, kavgalara karışma gibi sonuçlarla karşılaşma
İntihar girişimleri ve yaşamına son verme gibi durumlarla karşılaşabilirler.

Borderline kişilik bozukluğu, hastanın sağlığından sosyal yaşamına, ekonomik durumundan adli siciline kadar birçok alanda istenmeyen etkilere neden olabilir. Hasta, daha sağlıklı bir yaşam sürdürebilmek ve hastalığın komplikasyonlarından korunabilmek için tedavi almalıdır. Psikiyatrik hastalıklar, genellikle ciddi fiziksel semptomlar göstermediği için hastalar veya yakınları tarafından göz ardı edilebilir. Ancak psikiyatrik hastalıkların da ciddi sonuçları olabilir. Bu nedenle belirtiler gösteren kişilerin ya da ailelerinin en kısa sürede bir doktora başvurması gereklidir. Borderline bozukluğunun erken teşhisi, hastalığın ciddi sonuçlar doğurmadan düzeltilmesinde büyük önem taşır.

Borderline kişilik bozukluğu olan hastalarda diğer psikiyatrik hastalıkların görülme sıklığı artmıştır. Bu hastalıklar arasında depresyon, anksiyete, alkol/uyuşturucu bağımlılığı, bipolar bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu, yeme bozuklukları ve dikkat eksikliği/hiperaktivite bozukluğu yer alır.

Borderline kişilik bozukluğunun tanısı ve tedavisi nasıldır?

Borderline tanısı; bir doktorla yapılan görüşme, hastadan bazı testleri doldurmasının istendiği psikolojik değerlendirme, hastanın tıbbi geçmişi (sahip olduğu hastalıklar, kullandığı ilaçlar vb.) ve muayene, belirti ve bulguların incelenmesi yoluyla konulur. Borderline kişilik bozukluğu tanısı genellikle yetişkinler içindir. Çocukluk ve ergenlik çağında borderline bozukluğu düşündüren belirti ve bulgular, çocuğun büyümesiyle birlikte düzelebilir. Bu nedenle genellikle çocuk yaş grubunda borderline kişilik bozukluğu tanısı konmaz.

Tedavide kullanılan temel yöntem psikoterapidir. Gerekli görüldüğü durumlarda psikoterapiye ilaç tedavisi de eklenebilir. Doktor, hastanın güvenliğinden endişe duyuyorsa hastane yatışı talep edebilir.

Psikoterapi veya diğer adıyla konuşma terapisi, borderline kişilik bozukluğundaki temel tedavi yaklaşımıdır. Psikoterapi yönteminde hasta, terapist ile birlikte çalışır. Bu tedavi ile hastanın;

Yaşamını normal bir şekilde devam ettirebilecek işlevselliği geri kazanması
Hastada rahatsızlık hissi oluşturan duygu ve düşüncelerin yönetilebilmesi
Dürtüselliğinin azaltılması
Empati yeteneğinin geliştirilerek ikili ilişkilerin daha sağlıklı hale getirilmesi
Hastalık hakkında bilgi sahibi olması amaçlanır.

Borderline kişilik bozukluğu, çok çabuk tedavi edilebilen bir rahatsızlık değildir. Tedavinin zaman alacağı ve hastanın sağlıklı hissetmesi için biraz zamana ihtiyacı olduğu unutulmamalıdır. Hastanın yakın çevresinin de destekleyici davranışlar sergilemesi ve hastaya baskı yapmaması faydalı olacaktır.

Borderline kişilik bozukluğu; hastanın yaşam kalitesini her yönden olumsuz etkileyen ve hastanın kendine zarar vermesine kadar uzanabilen ciddi bir durumdur. Bu nedenle borderline kişilik bozukluğu şüphesi taşıyan kişilerin donanımlı bir sağlık merkezine başvurarak gerekli kontrollerini yaptırması yararlı olacaktır.