Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Blog Image

Domuz gribi nedir?

Son Güncelleme Tarihi : Kasım 13, 2023

Domuz gribi, yüksek ateş, öksürük, boğaz ağrısı gibi belirtilerle kendini gösteren, insanlarda hastalığa yol açan bir virüs kaynaklı hastalıktır ve A (H1N1) tipi virüs nedeniyle ortaya çıkar. Bu hastalık ilk olarak Meksika ve ABD’de görüldü ve H1N1 virüsü, Nisan 2009’da Kaliforniya’da bir 10 yaşındaki kız çocuğunda tespit edildiğinde tanımlandı. Domuz gribi, 2009-2010 grip mevsimi boyunca birçok ülkeye yayıldı ve dünya çapında bir salgına dönüştü. Bu salgın sırasında yüzlerce insan hayatını kaybetti. Bu olayın ardından Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), H1N1 virüsünün neden olduğu gripi küresel bir salgın olarak ilan etti. Ancak, 2009-2010 yılları arasında H1N1 virüsünün etkisinin azalmasıyla birlikte DSÖ, Ağustos 2010’de salgının sona erdiğini ilan etti.

Uzmanlar, bir yaşın üzerindeki hemen her bireye yıllık grip aşısı yapılmasını önermektedirler. Bu aşılar, domuz gribine neden olan virüslere karşı koruma sağladığı gibi, o yılın grip mevsiminde en yaygın olması beklenen bir veya iki virüse karşı da koruma sağlar.

Domuz gribi nedir?
Domuz gribinin (A/H1N1) belirtileri nelerdir?
Domuz gribi nasıl teşhis edilir?
Domuz gribi tedavi yöntemleri nelerdir?
Domuz gribine dair sıkça sorulan sorular 

Domuz gribi nedir?

H1N1 influenza virüsü tarafından neden olan domuz gribi, ani başlayan bir solunum yolu hastalığı olarak tanımlanır. Domuz gribi, aslında domuzlarda bulunan İnfluenza A virüsünün H1N1 alt tipinin insanlara bulaşması ve insanlar arasında yayılma yeteneği kazanması sonucunda ortaya çıkmıştır. Domuzlarla yakından çalışan domuz yetiştiricileri, kesiciler veya veterinerler, domuz gribine maruz kalma riski en yüksek kişiler arasında yer almaktadır. Ayrıca, domuz gribinden etkilenen kişilerin sayıca fazla olduğu bölgelerde yaşayanlar ve bu bölgelere seyahat edenler, bu virüse yakalanma riski altındadırlar.

Domuz gribinden korunmanın en etkili yolu, öncelikle grip aşısı yaptırmak ve ardından kişisel hijyen kurallarına dikkat etmektir. Domuz gribi virüsü, mevsimsel grip virüsüne göre daha dayanıklıdır. Hem grip hem de domuz gribi solunum yolu ile bulaşan hastalıklardır, bu nedenle mikroplar havayoluyla alındığında doğrudan akciğerlere etki ederler. Burun ve boğaz akıntısı olduğunda akciğerler hızla etkilenir ve bronşlar iltihaplanabilir. Akciğer hastalıkları genellikle düşük bağışıklığa sahip kişileri etkiler. Böbrek hastaları, karaciğer hastaları, iki yaşın altındaki çocuklar, 65 yaş üstü kişiler, şeker ve kalp hastaları, astım, bronşit, KOAH gibi kronik akciğer hastaları ve daha önce akciğerleri hasar görmüş olanlar, domuz gribine yakalanma riski bakımından yüksek risk grubunda bulunur.

Domuz gribinin (A/H1N1) belirtileri nelerdir?

Domuz gribi, diğer yaygın grip türleriyle benzer semptomlar sergiler. Günümüzde birçok kişi, A (H1N1) virüsüne karşı bir düzeyde bağışıklığa sahip olduğundan, 2009-2010 dönemine göre domuz gribi endişesi daha düşüktür. Ancak, tüm grip türlerinde olduğu gibi, bazı insanlar, özellikle altta yatan sağlık sorunları olanlar, daha yüksek risk altındadır ve ciddi hastalık riski taşırlar. Domuz gribinin başlıca belirtileri şunlardır:

Ateş
Öksürük
Boğaz ağrısı
Yaygın vücut ağrısı
Baş ağrısı
Üşüme ve titreme
Yorgunluk hissi
Nadiren ishal, mide bulantısı ve kusma

H1N1 gripi, kronik hastalığı olan kişilerde daha şiddetli seyredebilir. Bu durumda ağır seyirli hastalık, akciğer enfeksiyonu (pnömoni) ve solunum yetmezliği gibi komplikasyonlara yol açabilir, hatta ölüme neden olabilir. Bazı hastalarda ise griple aynı dönemde veya sonrasında bakterilere bağlı olarak akciğer, sinüs ve kulak iltihapları gelişebilir. Uzun süreli ve kontrol edilemeyen ateş, genel durum bozukluğu, solunum sıkıntısı gibi belirtiler varsa, bir doktora başvurulmalıdır. Bilinç bulanıklığı ve nefes alma güçlüğü acil müdahale gerektiren durumların işareti olabilir.

Domuz gribi nasıl teşhis edilir?

Bir doktor, bir kişinin H1N1 veya başka bir grip türüne sahip olabileceğinden şüphelenirse, teşhisi doğrulamak için bir test önerebilir. Grip tanısı için en sık kullanılan test, burundan veya boğazın içinden bir pamuklu çubukla örnek alarak bu örnekte grip antijeni arayan bir grip tanı testidir. Bu tür testler yaklaşık 15 dakika içinde sonuç verebilir. Ancak elde edilen sonuçlar her zaman kesin ve doğru olmayabilir. Daha doğru ve aynı zamanda hızlı sonuçlar veren hızlı moleküler analizler de bulunmaktadır. Birden fazla influenza A virüs suşu olduğundan, pozitif bir influenza A testi her zaman H1N1 virüsüne sahip olunduğu anlamına gelmez.

Domuz gribi tedavi yöntemleri nelerdir?

Domuz gribine yakalanan birçok kişi özel tedavi gerektirmeden iyileşebilir; ancak grip dahil olmak üzere çoğu hastalık, semptomların hafifletilmesi için tedaviyi gerektirir. Özellikle kronik solunum hastalıkları gibi özel sağlık sorunlarına sahip olanlar, doktorlarından semptomları hafifletmek amacıyla ek ilaçlar alabilirler. Dört Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından onaylanmış antiviral ilaçlar, semptomların şiddetini azaltmaya ve olası komplikasyon riskini azaltmaya yardımcı olmak için bazen reçete edilir. Ancak grip virüsleri, bu ilaçlara karşı direnç geliştirebilirler. Bu ilaçların en etkili olduğu zaman, virüse yakalandıktan sonraki 48 saat içinde alındıkları zamandır. Seyrek görülen ancak ciddi bir hastalık olan ‘Reye sendromu’ nedeniyle, çocuklar ve ergenlere grip sırasında asetil salisilik asit içeren ağrı kesiciler veya ateş düşürücüler, örneğin Aspirin, verilmemelidir.

Domuz gribine dair sıkça sorulan sorular 

Domuz gribi nasıl bulaşır?

Domuz gribinin bulaşma şekli mevsimsel grip ile benzerdir. Öksüren veya hapşıran insanlar, virüsü havada bulunan küçük damlacıklar halinde yayabilirler. Bu damlacıklara temas eden kişiler, damlacıkların düştüğü bir yüzeye (örneğin kapı kolu veya lavabo) dokunanlar veya enfekte bir kişinin yakın zamanda dokunduğu bir şeye dokunanlar, H1N1 domuz gribine yakalanabilirler. Ancak H1N1, yani domuz gribi, domuz eti tüketilerek bulaşmaz.

Öte yandan, virüse yakalanan kişiler, hastalık belirtileri başlamadan bir gün öncesine kadar ve sonrasında yaklaşık yedi gün boyunca virüsü başkalarına bulaştırabilirler.

Domuz gribinin komplikasyonları nelerdir?

H1N1 gribinin komplikasyonları şunları içerebilir:

Kronik rahatsızlıkların, özellikle kalp hastalığı ve astım gibi durumların kötüleşmesi.
Akciğer iltihaplanması.
Nörolojik belirti ve semptomlardan başlayarak konfüzyondan nöbetlere kadar değişen nörolojik komplikasyonlar.
Solunum yetmezliği.

Erişkinlerde acil müdahale gerektiren belirtiler nelerdir?

Zor nefes alma veya nefes darlığı, bilinç bulanıklığı ve sık uzun süreli kusma şikayetleri.

Çocuklardaki acil müdahale gerektiren belirtiler nelerdir?

Hızlı veya zor nefes alma, vücutta solgunluk veya morarma, beslenme zorluğu, uyarılara az cevap verme ve uyuma eğilimi, huzursuzluk ve ateşle birlikte döküntü görülmesi belirtileridir.

Grip komplikasyonları açısından kimler yüksek risk altındadır?

Hastanede, huzurevinde veya başka bir uzun süreli bakım tesisinde kalanlar, 5 yaşından küçük olan çocuklar (özellikle 2 yaşından küçük olanlar), 65 yaş üstü kişiler, hamileler ve doğumdan sonraki iki hafta içinde gebelik kaybı yaşayan kadınlar, vücut kitle indeksi 40’ın üzerinde olan morbid obezite tanısı konulan kişiler, astım, amfizem, kalp hastalığı, diyabet, nöromüsküler hastalık veya böbrek, karaciğer veya kan hastalığı gibi belirli kronik tıbbi durumları olan hastalar, bazı ilaçlar veya HIV nedeniyle bağışıklık sistemi baskılanan kişiler için risk altında olabilir.

Domuz gribinden korunmak-kaçınmak için neler yapılmalıdır?

Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), 6 aydan büyük herkes için yıllık grip aşısı yapılmasını önermektedir. Nitekim her yıl yapılan mevsimsel grip aşıları, H1N1 ve H3N2 gibi o yılki grip mevsiminde en yaygın olması beklenen üç veya dört grip virüsüne karşı koruma sağlar. Grip aşısı, grip riskinizi ve şiddetini azaltabilir ve grip nedeniyle ciddi hastalığa yakalanma ve hastanede kalma ihtiyacı riskini azaltabilir. Grip aşısı, 2020-21 grip sezonunda özellikle önemlidir çünkü grip ve koronavirüs hastalığı 2019 (COVID-19) benzer semptomlara neden olur. Grip aşısı, COVID-19’un neden olduğu ile karıştırılabilecek semptomları azaltabilir. Gribi önlemek ve grip hastalığının ve hastaneye yatışların şiddetini azaltmak, hastanede kalması gereken kişilerin sayısını da azaltabilir. Sonuç olarak Grip hastalığından korunmanın en etkin ve güvenli yolu aşılanmaktır. Ancak aşı yapılmış olsa aşağıda belirtilen genel korunma tedbirlerine mutlaka uyulmalıdır. Ellerinizi, özellikle öksürdükten veya hapşırdıktan sonra su ve sabun ile sık sık yıkayın. Maske enfeksiyonun bulaşmasını engellemek için önemli bir yöntemdir. Kalabalık ve kapalı ortamlarda maske kullanmalıdır. Bulunduğunuz ortamın uygun sıcaklıkta olmasını ve yeterli havalandırılmasını sağlayın. Öksürürken veya hapşırırken ağzınızı kağıt mendil ile kapatın. Kullandığınız mendili çöpe atın. Öksürdükten veya hapşırdıktan ya da hasta olma ihtimali olan birisi ile el sıkıştıktan sonra, elinizi yıkayıncaya kadar gözünüze, burnunuza veya ağzınıza sürmeyin. Virüs bu yolla bulaşabilmektedir. Evde kullanılan yatak örtüleri, yastık kılıfları, çarşaf, havlu vb. kişisel eşyalar sık sık değiştirilmelidir. Eğer kağıt mendiliniz yoksa veya çıkarıp kullanmaya fırsat bulamadıysanız, öksürürken veya hapşırırken ağzınızı giysinizin koluyla kapatabilirsiniz ve daha sonra uygun bir şekilde orayı temizlemelisiniz. Yine ellerinizi su ve sabunla iyice yıkayın. Yeterli sıvı almaya (günde 2-2,5 litre) özen gösterin. Bol vitamin ve mineral içeren sebze ve meyveleri tüketin. Yanınızda eldiven, alkol bazlı el dezenfektanı ve kâğıt mendil bulundurun. Hastalığın yaygın olarak görüldüğü bir ülkeye seyahat edecekseniz bu seyahatinizi aşı yaptırana kadar erteleyin. Hasta kişilere yakın temastan sakının. Temas zorunlu ise maske ve eldiven kullanın, temas sonrası hemen ellerinizi su ve sabun ile yıkayın. Sizde grip hastalığının belirtileri olursa hemen doktora veya hastaneye başvurun. Eğer hasta iseniz evde kalın ve diğer kişilerle temasınızı sınırlandırın. Bütün hastalıklardan korunmada yeterli ve dengeli beslenme, alkol uyuşturucu, sigara ve benzeri toksik maddelerden kaçınılması çok büyük bir öneme sahiptir. Ancak bunların sadece salgın olduğu zaman veya hastalığa yakalanınca uygulanması bir değer taşımaz, bunun yaşam tarzı olarak benimsenmesi ve her zaman uygulanması gerekir. Ellerin su ve sabun ile yıkanması mikroplardan korunmanın en etkili, en ucuz ve en kolay yoludur. Ancak etkili olabilmesi için en az yarım dakika süreyle ve parmak araları da dahil olmak üzere her yerin iyice yıkanması gerekmektedir. Su ve sabun yerine alkol bazlı el dezenfektanları da kullanılabilir. İş ortamlarında kullanılan klimaların virüs yaymaması açısından filtre sistemlerinin kontrolünün en iyi şekilde yapılmasına özen gösterilmelidir. İş stresinden mümkün olduğunca uzak durun. ( iş stresi vücut direncini kırar) Bir işyerinde yöneticiyseniz çalışanlarınız arasında hasta olanların iyileşene kadar istirahatli olmasını sağlayın. Böylece hastalığın işyerinde yayılmasına da engel olabilirsiniz.