Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Blog Image

Erkeklerde Kısırlık (İnfertilite) Nedir?

Son Güncelleme Tarihi : Ocak 1, 2024

Erkeklerde Kısırlık (İnfertilite) Nedir?
Erkeklerde Kısırlık Belirtileri Nelerdir?
Erkeklerde Kısırlık Nedenleri Nelerdir?
Erkeklerde Kısırlık Tanısı Nasıl Konur?
Erkek Kısırlığı Tedavisi
Erkeklerde kısırlık hakkında sık sorulan sorular 

Erkeklerde Kısırlık (İnfertilite) Nedir?

Düzenli ve korunmasız en az bir yıl süren cinsel ilişkiye rağmen çocuk sahibi olamama durumu, infertilite olarak bilinir. Bu süre, yaşam şartları ve çalışma koşulları gibi farklı etkenler göz önünde bulundurularak 2 yıl olarak da değerlendirilebilir.

Erkeklerde Kısırlık Belirtileri Nelerdir?

Kısırlığın özel bir belirtisi bulunmamaktadır. Düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen 1 veya 2 yıl içinde çocuk sahibi olamama durumu, kısırlık (infertilite) belirtisi olarak kabul edilir. Erkekte kısırlığa neden olabilecek altta yatan hastalığa bağlı olarak bazı ek belirtiler ortaya çıkabilir. Bu belirtiler, doğrudan testislerde olmayabilir; bu nedenle, bu belirtileri kısırlıkla ilişkilendirmek doğru olmayabilir. Ancak, testislerde ağrı, şişme veya peniste akıntı gibi bulgular, kısırlık belirtisi olabilir ve hastanın dikkatini çekebilir.

Erkeklerde kısırlık belirtileri şunlardır:

Çocuk sahibi olamama
Testislerde ağrı
Şişme
Peniste akıntı

Erkeklerde Kısırlık Nedenleri Nelerdir?

Kısırlık nedenlerinin üçte biri erkeğe, üçte biri kadına ve geri kalan üçte biri hem erkeğe hem de kadına aittir. Bu nedenle, kısırlık sorunlarının yaklaşık olarak %50-%60’ı erkekle ilişkilidir. Erkek üreme sistemi, beyin alt bölgesinden (hipotalamus), hipofiz bezine ve testislere kadar uzanan bir süreçtir. Üreme sisteminin bu anatomik bölgelerine göre kısırlık nedenleri değerlendirilir:

Testis öncesi nedenler: Genellikle hipotalamus ve hipofiz bezini etkileyerek endokrin/hormonal bozukluklar şeklinde ortaya çıkar. Bunun yanı sıra hipofiz bezinin hastalıkları, tümörleri, dolaşım bozuklukları, radyoterapi/cerrahi sonrası hipofiz fonksiyon bozuklukları, cerrahi müdahaleler ve bazı genetik hastalıklar testis öncesi nedenlere yol açabilir. Bu durumlar genellikle hormonal bozukluklarla ilişkilidir.

Testis fonksiyonunu etkileyen her türlü durum kısırlık nedenidir: Testis enfeksiyonları, testis travmaları, testis cerrahisi, inmemiş testis, toksik maddelere maruz kalma (radyoterapi/kemoterapi/kurşun-akü-civa sanayii çalışanları vb.), yüksek ısı, kimyasal maddeler, genetik bozukluklar, testosteron eksikliği.

Testiste oluşan spermin dışarı atılmasını engelleyen durumlar kısırlık nedenidir: Sperm hareket bozukluğu, sperm kanallarının yokluğu, ameliyat veya cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar sonucu sperm kanallarının bağlanması/zedelenmesi, cinsel fonksiyon bozuklukları, prostat ameliyatı veya ilaç kullanımı sonucu meni yokluğu gibi nedenler kısırlığa sebep olabilir.

Erkeklerde Kısırlık Tanısı Nasıl Konur?

Çocuk sahibi olamayan kişilerin kliniklere başvurması durumunda, ilk olarak detaylı bir öykü alınması gereklidir. Fiziksel muayeneden sonra, erkek açısından yapılacak ilk adım genellikle semen analizi yapmaktır. Kadın için kısırlık değerlendirmesi zor ve zahmetli olduğu için, çiftlerin ilk olarak erkeğin değerlendirilmesi hızlı ilerlemeyi sağlayabilir. 3-5 gün cinsel perhizin ardından erkek için yapılan semen analizi, uygun tedavi yönteminin seçilmesi ve sonuca daha hızlı ulaşma açısından önemlidir.

Erkek Kısırlığının Tedavisi

Tedavi süreci kişinin infertilite nedenine ve menide sperm olup olmamasına göre değişir. Eğer tedavi edilebilir bir durum varsa öncelikle bu durum düzeltilmelidir. Erkeklerde kısırlık sorununda şu tedaviler uygulanabilir:

Kısırlık ilaç tedavisi
Kısırlık iğne tedavisi
Kısırlık aşılama yöntemi
Yardımcı üreme teknikleri (IVF, ICSI, IMSI, Mikro TESE)

Erkek Kısırlığının İlaç Tedavisi

İlaç tedavisi, hormonal bozukluklar gibi durumlarda tek başına kullanılabilir. Sperm üretimini kontrol eden hormonlar azaldığında, bu hormonların yerine konulmasıyla sperm üretimi sağlanabilir. Hipogonadotropik hipogonadizm gibi durumlarda ilaç tedavisiyle menide sperm elde edilebilir ve çiftler normal yolla veya tüp bebek tedavisiyle çocuk sahibi olabilirler.

Erkek Kısırlığının İğne Tedavisi

Hormonal bozukluğu olan kişilerde eksik olan hormonların yerine konması tedavisidir. İlaçla tedavi edilebilecek hasta gruplarına uygulanır. Tedavi süreci uzun olduğundan, sabırlı olunmalıdır.

Erkek Kısırlığının Aşılama Tedavisi

Menideki sperm sayısı 10 milyonun üzerindeyse ve morfolojik olarak ciddi bir sperm defekti yoksa aşılama yöntemi uygulanabilir. Erkekten alınan sperm yıkanır ve kaliteli sperm oranı arttırılarak kadının rahim ağzından içeri verilir. Bu yöntem morfolojik olarak normal ve hareketli spermin olması gerektiği durumlarda önerilir, ancak başarı oranı düşüktür (%10-15 arası).

Erkek Kısırlığının Yardımcı Üreme Teknikleriyle Tedavisi

IVF (In-Vitro Fertilizasyon): Halk arasında tüp bebek olarak bilinen bu yöntemde, kadından alınan yumurta ile erkekten alınan ve yıkanan sperm tüpte birleştirilir. Dölleme işlemi yine spermin kendi kapasitesiyle olur.
ICSI (Intrasitoplazmik Sperm İnjeksiyonu): Mikroenjeksiyon olarak bilinen bu yöntemde, en sağlıklı spermler seçilerek kadından alınan yumurtaya mikroskop altında tek tek yerleştirilir.
IMSI (Yüksek Mikroskobik Büyütmeyle Seçilmiş Sperm Mikroenjeksiyonu): Özel mikroskoplarla spermler daha detaylı incelenerek yapısal anormallikler tespit edilebilir ve daha sağlıklı spermler seçilebilir.
Mikro TESE (Testiküler Sperm Ekstraksiyonu): Ejakülatında hiç sperm bulunmayan hastalarda testislerden mikroskop altında sperm elde edilir.

Erkeklerde Kısırlığa Neden Olan Hastalıklar Nelerdir?

Ergenlik öncesi kabakulak geçirilmesi genellikle kısırlık açısından herhangi bir sorun yaratmaz. Ancak ergenlik döneminden sonra geçirilen kabakulak, erken teşhis edilip önlem alınması durumunda yine sorun oluşturmayabilir. Ergenlik sonrasında meydana gelen ve testisleri etkileyen enfeksiyonlar ciddi sorunlara neden olabilir. Bu noktada, kabakulak aşısının yapılması son derece önemlidir. Suçiçeği, ateşli hastalıklar kategorisine girer. Özellikle ergenlik sonrasında geçirilen yüksek ateşli enfeksiyonlar kısırlık nedeni olabilir. Suçiçeği, kızamık, kızamıkçık gibi yüksek ateşli enfeksiyonlar, testiste farklı derecelerde sperm üretimini bozabilir ve sperm kalitesini etkileyebilir.

Çocukluk Çağı Kanserleri ve Kısırlık

Çocukluk çağında yaygın olan lenfoma ve lösemi gibi kanserlerin tedavisinde kullanılan kemoterapi ilaçları ileriki yaşlarda sperm elde edilmesinde ciddi sorunlara yol açabilir. Yetişkinlerde kemoterapi öncesi sperm dondurmak mümkünken, çocukluk döneminde bu tedbir alınamaz. Çünkü ergenlik öncesi testis dokusunda sadece erken evre sperm hücreleri bulunur. Olgun dölleyebilir sperm hücrelerinin gelişimi ergenlikle tamamlanır. Aynı nedenle, çocuklarda henüz olgun sperm hücresi oluşmadığı için testis dokusunun alınması ve saklanması, ileride sperm elde etmek amacıyla dondurulması mümkün değildir.

Radyoterapi tedavisi, alınan doz ve süreyle orantılı olarak kısırlığa yol açabilir. Diğer kanser türlerinde ise tedavinin ardından 2-5 yıl içinde sperm üretimi tekrar başlayabilir. Üreme çağındaki yetişkin kanser hastalarında kanser cerrahisi veya tedavisinden önce sperm dondurma önerilir.

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar ve Kısırlık

Tedavi edilmeyen cinsel yolla bulaşan hastalıklar zamanla kısırlığa neden olabilir. Özellikle bel soğukluğu tedavi edilmezse, sperm kanallarında tıkanıklığa yol açarak tıkayıcı azospermiye neden olabilir. Ayrıca, cinsel yolla bulaşan hastalıklar sperm kanallarında sürekli iltihaplanmaya yol açarak spermler üzerinde toksik maddelerin birikmesine ve sperm kalitesinin bozulmasına neden olabilir, böylece sperm DNA hasarı artabilir.

Cinsel Fonksiyon Bozuklukları Kısırlığa Neden Olur Mu?

Cinsel fonksiyon bozuklukları da kısırlığa sebep olabilir. Çünkü, başarılı bir cinsel birliktelik olmadığı durumlarda üreme de gerçekleşmeyebilir. Dolayısıyla, ilişkiye giremeyen bir erkekten çocuk sahibi olması ve üremesi beklenemez. Bu amaçla kullanılan ilaçların sperm fonksiyonları üzerindeki etkileri hakkında farklı görüşler vardır. Bu nedenle, sperm sayısı sınırda olan kişiler ilaç kullanmadan önce doktorlarına danışmalıdır.

Obezitenin İnfertilite İle Bağlantısı

Obezite ile kısırlık arasında doğrudan bir ilişki olmasa da, dolaylı yollardan etkileşim mümkündür. Hormonal dengesizliklere neden olan obezite, sperm üretimini etkileyebilir. Ayrıca, aşırı obez bireylerde testis ısısı ve kanlanması bozularak sperm kalitesinde sorunlara yol açabilir.

Kısırlığın Beslenme İle İlişkisi

Sigara ve alkol, sperm üzerinde toksik etkilere sahiptir. Alkol hormonal dengesizliğe neden olurken, sigara sperm DNA’sına zarar verebilir. Bunların yanı sıra, bazı antioksidan içeren gıdaların sperm kalitesini arttırdığı yönünde çeşitli çalışmalar vardır. Keçiboynuzu, fındık, fıstık, leblebi, arı sütü gibi gıdaların tüketimi önerilmektedir, ancak bunlar kesin bilimsel dayanaklara sahip değildir. C ve E vitamini sperm üretiminde önemli rol oynar. C vitamini, spermin fonksiyonel yapısı için de gereklidir.

İlaç Kullanımı Kısırlığa Neden Olur Mu?

Günlük hayatta kullanılan ilaçların kısırlık üzerinde genellikle büyük bir etkisi yoktur. Ancak böbrek nakli sonrası kullanılan ilaçlar, kemoterapi ilaçları, epilepsi ve romatizma tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar kısırlığa sebep olabilir. Ayrıca özellik gerektiren herhangi bir tedavi öncesinde (örneğin radyoaktif iyot, hepatit tedavisi vb.) üreme çağındaki erkeğin durumu doktoruyla değerlendirmelidir.

Erkeklerde Kısırlığa Neden Olabilecek Meslekler Nelerdir?

Birçok kimyasal madde (böcek ilaçları, tarım sektöründe kullanılan ilaçlar, matbaa endüstrisi, akü ve pil endüstrisinde kullanılan malzemeler) sperm üretimini etkileyebilir. Bu sektörlerde çalışan kişilerde kısırlık riski artabilir. Demir-çelik üretimi sektörü, fırın, hamam gibi sıcak ortamlarda çalışanlar risk altında olabilir. Sık sıcak su banyoları, sauna veya hamama sık gitmek gibi kişisel alışkanlıklar da kısırlık sebebi olabilir. Öğretmen, kuaför gibi ayakta çalışma gerektiren meslekler varikosel gelişimine yol açabilir ve bu durum kısırlık açısından risk oluşturabilir. Sürekli dar pantolon giymenin kısırlıkla doğrudan bir ilişkisi olmasa da, testis kanlanması ve ısısını etkileyebilir.

Kısırlık Muayenesinde Nelere Dikkat edilir?

Muayene tam bir sistemik muayene olarak yapılmalıdır. Hastanın genel görüntüsü bile altta yatan hastalık hakkında önemli bilgiler verebilir. Alın saç çizgisinin eksik olması, erkeklerde alın girintisinin gözlenmemesi, yüz kıllarının az veya hiç olmaması hormonal nedenleri düşündürebilir. Muayene, bu bulgulara ek olarak şunları içermelidir:

Göğüslerde büyüme olup olmadığı (Jinekomasti)
Göğüsler, koltuk altı, cinsel organlar ve bacak kıllarının durumu
Penis ve testislerin görüntüsü
Testislerin torbada olup olmaması
Varikosel varlığı
Sperm kanallarının varlığı veya yokluğu
Obezite varlığı da değerlendirilmelidir.

Semen Analiz Sonuçları Olumsuzsa Hangi Yollar İzlenir?

Semen analizi ve öyküdeki bulgulara göre hormon tetkikleri yapılabilir. Eğer azospermi durumu varsa, yani menide hiç sperm bulunmuyorsa, bu durumda genetik incelemelerin de yapılması gerekir. Bu genellikle periferik kromozom ve Y kromozomu incelemelerini içerir. Ancak, tıkayıcı tipte azoospermiden şüpheleniliyorsa, sperm kanallarını değerlendirmek için transrektal ultrasonografi ve bazı özel genetik testler yapılmalıdır.

Tanı aşamasında yapılan testler, erkek üreme sistemi işleyişi ile ilişkili olan ve sperm yapımında rol oynayan temel hormonların (FSH, LH ve total testosteron) bakılmasını içerir. Bunların yanı sıra, kişideki fiziksel muayene ve öyküdeki bulgulara göre prolaktin, östrojen, tiroid hormonları da incelenebilir. Tıkayıcı olmayan azoospermide durumlarda, İnhibin B düzeyi de ölçülebilir.

Sperm Şekil Bozukluğu Nedir?

Sperm; baş, orta bölge ve kuyruk olmak üzere üç ana bölümden oluşur. Sperm şekil bozukluğu, baş, boyun ve kuyruk yapısında normalden farklılıkları ifade eder. Günümüzde meni örneği değerlendirmesinde, boyalı preparat üzerinde değerlendirme yapılır. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, normal morfolojideki spermin %4’ün üzerinde olması gerekir.

Sperm Hareket Bozukluğu Nedir?

Spermin şekil bozukluğu, hareket bozukluğuna sebep olan bir durumdur. Spermin hareketini sağlayan kısım kuyruk olduğu için, kuyruktaki yapısal bozukluk hareketi etkiler. Ayrıca, spermin orta bölgesi enerji üreten mitokondriyi içerir. Orta bölgedeki bozukluklar da hareketi etkileyebilir. Normal bir semen analizinde, hareketli sperm oranı %32 ve üzerinde olmalıdır.

Şekil Bozukluğu Olan Bir Spermden Doğan Çocukta Sorun Olur Mu?

Sperm şekil bozukluğu, sperm DNA hasarı sonucunda ortaya çıkabilir veya sperm gelişimini sağlayan genlerdeki kusurlar nedeniyle oluşabilir. Hasarlı bir spermin dölleme yapması mümkün değildir.

Kimlere DNA Hasarı Testi Yapılmalıdır?

Ciddi morfolojik bozukluğu olan ve daha önce yardımcı üreme yöntemleriyle başarısız olan çiftlere DNA hasarı testi uygulanabilir.

DNA Hasarı Testi Nasıl Yapılır?

DNA hasarı testi, menideki sperm hücreleri kullanılarak hasarlı sperm oranını belirlemektedir. 4-5 günlük cinsel perhizden sonra alınan meni incelenerek hasarlı DNA’ya sahip sperm oranı hesaplanır. Bu test için belirli bir sperm sayısının olması gerekir ve %15’in altındaki hasar normal olarak kabul edilir. %16-30 arası değerler araştırma aşamasındadır. %30’un üzeri ise ciddi DNA hasarı olarak kabul edilir.

Yüksek DNA hasarına sahip olan çiftlerde, yardımcı üreme yöntemleri olarak aşılama ve standart tüp bebek yöntemi (IVF) yerine mikroenjeksiyon yöntemi (ICSI/IMSI) önerilmektedir. Bazı durumlarda meni yerine testisten sperm alınması tercih edilebilir ve bu yöntemle gebelik ve canlı doğum oranlarının daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir.

DNA Hasarı Olmasına Rağmen Gebe Kalınabilir Mi?

Tedavide yaygın olarak antioksidan ajanlar, E ve C vitamini kullanılmaktadır, ancak bilimsel kanıtlar henüz yeterli değildir. Varikosel, sperm DNA hasarını artırabilen bir durumdur ve uygun vakalarda cerrahi önerilir. Sigara ve kimyasal toksik maddelerden uzak durmak gibi koruyucu yaklaşımlar da önerilere dahildir.

DNA Hasarı Tedavi Edilebilir Mi?

Semen analizi bulgularına göre çeşitli tanılar konulabilir. Sperm sayısının azalması “oligozoospermi”, hareket bozukluğu “astenozoospermi” olarak adlandırılır. Sperm sayısının 5 milyonun altında olması “şiddetli oligozoospermi”, menide hiç sperm bulunmaması ise “azospermi” olarak adlandırılır. Azosperminin iki formu vardır: Testiste sperm üretiminin olmamasına bağlı azospermi ve sperm kanallarında tıkanıklığa bağlı azospermi.

Tıkayıcı Olan Azospermi Durumlarında Hangi Yöntemler Kullanılır?

Tıkayıcı tipteki hastalarda, sperm üretimi vardır ancak sperm kanallarında sorun nedeniyle spermler dışarı çıkamaz. Bu durumlarda aspirasyon adı verilen yöntemler kullanılır. Özellikle PESA ve TESA olarak bilinen tekniklerde, sperm kanalları ve testisten cerrahi olmayan bir yöntemle sperm elde edilir. MESA, aynı işlemi ameliyat mikroskopu altında cerrahi olarak gerçekleştirir. Bu yöntemlerle tıkayıcı tip azoospermi vakalarında sperm elde etme olasılığı %100’dür. Günümüzde ise sadece TESA kullanılmaktadır.

Kök Hücre Tedavisiyle Kısırlık Tedavi Edilebilir Mi?

Kök hücre tedavisiyle ilgili çalışmalar deneysel aşamada devam etmektedir. Laboratuvar düzeyinde olumlu sonuçlar elde edilmiş olsa da klinik olarak henüz bir ilerleme kaydedilmemiştir.

İnfertilite Cinsel Yaşamı Etkiler Mi?

Erkeklerde ve kadınlarda kısırlık belirtileri gösteren çiftlerde cinsel fonksiyon bozuklukları görülebilir. Cinsel hayatın çocuk sahibi olma amacına endekslenmesi zamanla psikolojik sorunlara yol açabilir. Bu tür hastalarda özellikle erken boşalma sorunu en yaygın cinsel fonksiyon bozukluğu olarak ortaya çıkar.