Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Blog Image

Hepatit C nedir?

Son Güncelleme Tarihi : Kasım 13, 2023

Akut döneminde halsizlik, iştahsızlık, kusma, karın ağrısı gibi belirtiler gösteren Hepatit C, kronikleştiğinde sessizce ilerleyebilir. Tedavi edilmezse siroz ve karaciğer yetmezliğine yol açabilir.

Hepatit C nedir?
Hepatit C belirtileri nelerdir?
Hepatit C neden olur? Hepatit C nasıl bulaşır?
Hepatit C teşhisi nasıl konulur?
Hepatit C tedavisi nasıl olur?
Hepatit C hakkında sıkça sorulan sorular

Hepatit C nedir?

Hepatit C, Hepatit C virüsüne bağlı gelişen bir hastalıktır. Bu hastalık, uzun vadede karaciğer hasarına ve karaciğer sirozu gelişimine neden olabilir. Virüs, 1989 yılında keşfedilmiştir. Bu hastalık hakkında çok fazla bilgi olmadığı dönemlerde, belirtiler hepatit A ve hepatit B’ye benzediği için bu hastalık “non A-non B hepatiti” olarak adlandırılmıştır, yani A ve B’ye bağlı olmayan hepatit. Viral hepatit, bulaşıcı mikroplar tarafından karaciğer iltihabına yol açan bir hastalıktır. Klinik ve laboratuvar özelliklerine göre sırasıyla A hepatiti, B hepatiti, C hepatiti, D hepatiti ve E hepatiti gibi isimlendirilmiştir. Her biri farklı bir mikrop tarafından tetiklenir, farklı bulaşma yollarına sahiptir ve farklı sonuçlara yol açabilir. Hepatit B (bazen hepatit D ile birlikte) ve hepatit C, kronikleşme eğilimleri nedeniyle karaciğer sirozu ve karaciğer kanseri gibi daha ciddi sonuçlar doğurabilen hastalıklardır. Dünya genelinde her yıl yaklaşık bir milyon insan, hepatit B ve hepatit C’ye bağlı karaciğer sirozu ve kanser nedeniyle hayatını kaybetmektedir.

Hepatit C belirtileri nelerdir?

Hepatit C virüsü vücuda girdikten birkaç hafta sonra akut Hepatit C hastalığına neden olabilen şikayetlere yol açabilir. Bu şikayetler arasında halsizlik, iştahsızlık, ateş, mide bulantısı, kusma, karın ağrısı, eklem ağrıları, idrar renginde koyuluk ve sarılık bulunur. Kronik Hepatit C ise daha sessiz bir seyir izler. Halsizlik ve iştahsızlık dışında nadiren başka belirtiler ortaya çıkar. Hepatit C, karaciğer dışındaki organlarda da belirtilere neden olabilir. Eğer hastalık ilerleyip karaciğer sirozu gelişirse, karın şişliği, bacaklarda ödem, ciltte, diş etlerinde kanama, kan kusma ve dışkı renginde katran rengi de görülebilir. Hastalık ileri evredeyse, konuşma bozukluğu, unutkanlık ve bilinç kaybı gibi belirtiler de ortaya çıkabilir.

Hepatit C neden olur? Hepatit C nasıl bulaşır?

Hepatit C virüsü genellikle karaciğerde ve kanda bulunur ve bulaşma genellikle kandan kana olur. Örneğin, iki kişi aynı iğneyi kullanarak damar içi uyuşturucu kullanırsa bulaşma riski vardır. Hepatit C’nin en yaygın bulaşma yolu uyuşturucu kullanımıdır. Diğer bir bulaşma yolu ise kan naklidir, yani bir kişiye Hepatit C virüsü taşıyan bir kişinin kanı verilirse bulaşabilir. Günümüzde yapılan testlerle bu risk neredeyse imkansız hale gelmiştir. Ancak, 1990 öncesinde hastalık bilinmiyordu ve tarama testleri bulunmadığı için, bu dönemde yapılan kan nakilleri risk içerebilir. Virüs tükürük, idrar, semen gibi vücut sıvılarında bulunmaz. Bu nedenle cinsel ilişki sırasında bulaşma nadirdir. Vücut sıvılarında virüs bulunabilmesi için bu sıvılara kan bulaşması gereklidir (örneğin diş etinde kanama). Virüs, adet kanında da bulunabilir ve bu dönemde cinsel ilişki bulaşma açısından risk taşıyabilir (kanın açık bir yaraya bulaşması ile). Aynı iğnenin kullanıldığı aşılar, dövme vb. gibi işlemler de bulaştırıcı olabilir. Aynı tıraş bıçağı ve diş fırçasını kullanmak, bu araçların kanla temas etme olasılığı nedeniyle bulaşıcı olabilir.

Hepatit C teşhisi nasıl konulur?

Hepatit C taraması için Anti-HCV adlı bir kan testi kullanılmaktadır. Eğer bu test sonucu pozitifse, daha fazla doğrulama için ikinci bir test yapılır. Anti-HCV testi pozitif çıkarsa, kişinin Hepatit C ile temas etmiş olabileceği belirtilir. Ayrıca tanı koymada önemli olan bir HCV-RNA testi de yapılır. HCV-RNA testi, akut veya kronik Hepatit C’nin yönetiminde önemlidir. Aynı zamanda kişinin karaciğer fonksiyonlarını değerlendirmek için kan testleri de kullanılır. Ultrason ve benzeri görüntüleme yöntemleri, fibroscan gibi testler de uygulanabilir.

Hepatit C tedavisi nasıl olur?

Hepatit C tedavi edilebilen bir hastalıktır, ancak şu anda bu virüsle enfekte olan kişilerin sadece bir kısmı tedavi görmektedir. Bu durumun nedeni, belirtilerin uzun yıllar fark edilmeyebilmesi, belirtilerin doğrudan Hepatit C ile ilişkilendirilmemesi veya sadece yorgunluk gibi yaygın belirtilerle sınırlı olmasıdır. Hepatit C tedavisinin ana amacı, kalıcı bir virolojik yanıt elde etmektir. Kalıcı virolojik yanıt, hastanın kanında hiçbir virüsün bulunmaması anlamına gelir. Kalıcı virolojik yanıt elde edemeyen hastalarda tedavi başarısız olur ve virüs kanlarında devam eder.

Hepatit C, erken teşhis edildiğinde tedavi başarısı olasılığı yüksek bir hastalıktır. Genellikle Hepatit C hastaları hamilelik sırasında veya kan bağışı yaparken tespit edilirler. Hastalığın teşhisi için testler yapılır ve sonuçlara göre tedavi planlanır. Erken dönemde akut Hepatit C tanısı konulmuşsa, bu hastaların büyük bir kısmında tedavi için yüzde 100’e yakın oranda etkili ilaçlar bulunmaktadır. Hepatit C virüsünün kanda bulunduğunu gösteren bir test HCV RNA testidir. İlaç tedavisi ile HCV RNA’nın kanın içinde kalıcı olarak negatif hale gelme olasılığı yüksektir. Bu durum, Hepatit C’nin vücuttan tamamen uzaklaştırılması anlamına gelir. Son yıllarda üretilen oldukça etkili yeni ilaçların bir kısmı ülkemizde de onay almıştır. Hepatit C ilaçları ile hastalık günümüzde büyük ölçüde tedavi edilebilmektedir.

Hepatit C virüsü bulaşan bir insanı bekleyen olaylar nelerdir?

Hepatit C, nispeten yeni bir hastalıktır ve bu nedenle hastalığın seyri hakkında kesin bilgilere sahip olunmamakla birlikte, genellikle yıllar içinde ortaya çıktığı ve kalıcı olduğu bilinmektedir. Hastaların yaklaşık %90’ı virüsten tamamen kurtulamazlar. Zamanla, virüsün neden olduğu karaciğerdeki değişiklikler sonucunda bazı yapısal değişiklikler meydana gelir, bu duruma siroz denir. Ancak siroz gelişimi için geçen süre bireyden bireye değişebilir. Bazı hastalarda siroz, kısa bir süre içinde (örneğin 5 yıl gibi) gelişebilirken, diğerlerinde bu süreç 40-50 yıl kadar uzayabilir. Siroz gelişmiş olsa bile, bazı hastalar nispeten normal bir yaşam sürdürebilirken, diğerleri sirozun yol açtığı ciddi komplikasyonlarla karşı karşıya kalabilirler. Bu komplikasyonlar arasında karında ciddi sıvı birikimi (ascites), bilinç bulanıklığı, ciddi sindirim sistemi kanamaları (örneğin, varis kanamaları), ağır karaciğer yetmezliği ve karaciğer kanseri gibi istenmeyen durumlar bulunur. Özellikle siroz gelişiminden sonra karaciğer kanseri riskinin arttığı iyi bilinir. Bu nedenle bu tür hastalar, bu tür gelişmeleri erken teşhis etmek amacıyla yakından izlenmelidirler.

Hepatit C’li hastada karaciğerde kanser gelişirse bunun tedavisi var mıdır?

Her Hepatit C hastasında kanser gelişimi kesin bir kural değildir. Ancak, özellikle siroz gelişmişse diğer insanlara kıyasla daha yüksek bir risk bulunmaktadır. Bu nedenle, Hepatit C hastalarının sadece karaciğer hastalığına odaklanması yeterli değildir. Kanser gelişme riski nedeniyle de bu hastaların düzenli olarak izlenmesi ve belirli aralıklarla uygun laboratuvar testleri ve görüntüleme çalışmalarının yapılması gerekebilir. Eğer böyle bir durum ortaya çıkarsa, cerrahi müdahale bir seçenek olabilir. Ancak, karaciğer cerrahisi özel bir deneyim gerektirir ve özellikle karaciğer fonksiyonları bozulmuş olan kişilerde cerrahi risklidir. Bu nedenle, cerrahiye karar vermeden önce özel testlerin yapılması ve cerrahi riskinin değerlendirilmesi gerekebilir. Karaciğer yetersizliği belirtileri olan kişilerde bazen cerrahi yerine alternatif yöntemler de düşünülebilir.

Her Hepatit C hastası siroz olur mu?

Her kronik Hepatit C hastası siroz geliştirmemektedir. Her 4-5 kronik Hepatit C enfeksiyonlu kişiden 1’inde hastalık siroza ilerlemektedir. Hepatit C’nin dünya genelindeki yayılışı oldukça farklılık göstermektedir. Örneğin, Mısır’da Hepatit C sıklığı %15 civarındayken, Türkiye gibi Avrupa ülkelerinde bu oran yaklaşık %1’dir. Türkiye’de yaklaşık 750.000 kişinin Hepatit C taşıdığı tahmin edilmektedir. Bu kişilerin yaklaşık dörtte birinde siroz gelişebileceği göz önüne alındığında, karaciğer sirozu riski altındaki kişi sayısı yaklaşık 200.000 civarında olabilir. Bu kişilerin bir kısmında karaciğer kanseri gelişebileceği de düşünülürse, Hepatit C ciddi bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır.

Hepatit C sonucu siroz veya buna bağlı sorunlarla ilgili neler yapılabilir?

Siroz, karaciğerde geri dönüşümsüz değişikliklerin olduğu bir aşamayı ifade eder. Sirozun geleneksel bir tedavisi bulunmamakla birlikte, siroz uzun bir süreci kapsar ve bu aşamayla mücadele edilebilir. Karında sıvı birikmesi, karaciğerin belirli maddeleri işleyememesi nedeniyle bu maddelerin kanda birikmesi ve beyin fonksiyonlarını etkileyebilecek sorunlara yol açabilir. Bu tür sorunlarla başa çıkmak için bazı ilaçlar ve özel diyetler kullanılabilir. Sirozun en korkulan ve ölümcül olabilen komplikasyonlarından biri, ciddi sindirim sistemi kanamalarıdır. Bu tür kanamalar özofagus (yemek borusu) varis kanamaları olarak adlandırılır. Siroz geliştiğinde, karaciğerden geçmesi gereken kanın rahatça geçemediği olur. Bu, kan damarlarında basıncın artmasına neden olur. Geçemeyen kan, alternatif yollar arar, bunlardan biri de yemek borusu iç yüzündeki damarlardır. Bu damarlar yüksek basınç altında genişler ve varisleri oluştururlar. Zamanla patlayarak ölümcül kanamalara neden olabilirler. Bu tür kanamalara endoskopik müdahale yapılabilir. Bu yöntemler başarısız olduğunda cerrahi veya girişimsel radyolojik müdahaleler gerekebilir. Yüksek basınçlı damarlarla alçak basınçlı damarlar arasında cerrahi tekniklerle yeni yollar (şantlar) açılarak bu kanamalar kalıcı olarak önlenebilir. Sirozun son aşamasında karaciğer yetersizliği belirtileri ortaya çıkar. Bu noktada tek tedavi seçeneği karaciğer naklidir. Hasta, beyin ölümü gerçekleşmiş bir kişiden alınan bir karaciğerle veya uygun vakalarda hastanın bir yakınından alınan yeterli bir karaciğer parçası ile değiştirilir. Bu sayede vakaların yaklaşık %70-80’i sağlıklı normal yaşamlarına geri dönebilir.

Hamile bir kadın Hepatit C tedavisi görebilir mi?

Hamilelik sırasında Hepatit C tedavisi uygulanmaz. Bu dönemde kullanılan bazı ilaçlar bebeğin sağlığını olumsuz etkileyebilir. Hepatit C hastalığı olan bir kadın hamile kalmayı düşünüyorsa, ilaç planlaması buna göre yapılır. Hepatit C’li bir anne, bebeğine Hepatit C geçirebilir. Evlilik öncesi testlerde Hepatit C tespit edilirse, tedaviye hemen başlanır.

Hepatit C kanser yapar mı?

Kronikleşen ve tedavi edilmeyen Hepatit C, karaciğer sirozu ve siroz gelişen hastalarda karaciğer kanserine neden olabilir. Karaciğer, vücudun birçok önemli işlevini yerine getiren kritik bir organdır. Karaciğer kanseri riski en yüksek olan gruplardan biri, hepatit hastalığına sahip olanlardır. Ne yazık ki, karaciğer kanseri genellikle erken belirti vermez, bu nedenle erken teşhis zor olabilir. Bu kanserlerin yaklaşık yüzde 80’i, genellikle siroz gelişmiş kişilerde ortaya çıkar, bu nedenle bu hastalar düzenli olarak izlenmelidir. Karaciğer kanseri riski taşımayan kişilere göre, Hepatit B ve C hastalarının karaciğer kanseri olma riski yaklaşık 200 kat daha fazladır. Şunu unutmamak önemlidir: Hepatit B aşılarla önlenebilirken, Hepatit C için geliştirilen tedaviler de olumlu sonuçlar sunmaktadır.

Hepatit C ölümcül müdür?

Tedavi edilmeyen Hepatit C, ileri safhada karaciğer kanserine yol açabilir. Bu virüs, hem kanser riski hem de ciddi karaciğer yetersizliği riski nedeniyle yaşamı tehdit edebilir.

Hepatit C aşısı var mı?

Hepatit C’ye karşı koruyucu bir aşı mevcut değildir. Ancak, Hepatit A ve Hepatit B’ye karşı aşılar bulunmaktadır.

Hepatit C tükürükle bulaşır mı?

Hepatit C virüsü, tükürük, idrar, semen gibi vücut sıvılarında bulunmaz

Hepatit C tedavisinde beslenme nasıl olmalı? Hepatit C diyeti var mı?

İnternet üzerinde ve ticarette satılan bitkisel karışımlar, göründüğü gibi zararsız olmayabilir. Birçok sağlık sorununa çözüm sunduğu iddia edilen bitkisel karışımlar, içerdikleri maddelerin net bir şekilde bilinmemesi nedeniyle olumsuz sonuçlara yol açabilirler. Bu karışımlar, sağlıklı bireylerde bile karaciğer yetmezliğine yol açabilen içeriklere sahip olabilir ve kronik karaciğer hastalığına sahip kişilerde karaciğerin tamamen iflasına neden olabilirler. Özellikle Akdeniz tipi beslenme, Hepatit C ve diğer karaciğer sorunlarına iyi gelmektedir. Salam, sucuk gibi katkı maddeleri içeren gıdalar, yağlı kızartmalar, hazır meyve suları ve şekerli yiyecekler karaciğer yağlanmasına neden olabilir. Hepatit C hastaları karaciğerlerini korumak için özel bir dikkat göstermelidirler. Karaciğerin düzenli çalışabilmesi için uyku düzeni de büyük bir öneme sahiptir. Haftada en az 3 gün spor yapmak, genel sağlık ve karaciğer yağlanması açısından son derece önemlidir. Bel çevresinin artışıyla ilişkilendirilen karaciğer yağlanması, ciddi sonuçlara yol açabilen durumlar oluşturabilir, hatta organ nakline kadar ilerleyebilir. Ayrıca hızlı kilo kaybı gibi faktörler, kas yıkımına ve şeker metabolizmasının dengesiz kullanılmasına neden olarak karaciğer yağlanmasını artırabilir. Bu nedenle kilo kontrolü ve dengeli beslenme, karaciğer sağlığını korumak için önemlidir.

Hepatit C seyahat ya da tatilde risk midir?

Hepatit C’nin en yüksek sıklıkla Orta ve Doğu Asya ile Kuzey Afrika’da görüldüğü bilinmektedir. Seyahat eden kişiler, ziyaret ettikleri bölgelerde dikkatli olmalıdır. Güvensiz cinsel ilişkilerden kaçınılmalı ve dövme, piercing gibi işlemlerde sterilizasyonun sağlandığından emin olunmalıdır.

Hepatit C dokunmayla bulaşır mı?

Hepatit C virüsü kanda bulunur, bu nedenle başta kan yoluyla olmak üzere vücut sıvıları aracılığıyla da bulaşabilir. Özellikle madde bağımlısı gençler arasında Hepatit C vakaları, aynı enjektörü kullanmaları sonucunda meydana gelebilir. Ayrıca Hepatit C testi geliştirilmeden önce, kan transfüzyonu alan kişilerde (kan bağışı alanlar) virüsün varlığı tespit edilemediği için bu yolla da bulaşmış olabilir. Ortak kullanılan tıraş bıçakları, traş makinaları, berber makasları gibi eşyaların yanı sıra dövme işlemi, vücuda delici veya kesici aletlerle yapılan yaralanmalar, akupunktur iğneleri gibi durumlar da HCV bulaşma riski taşıyabilir.

Hepatit C sarılık yapar mı?

Hepatit C mikrobu taşıyan her beş kişiden biri, klasik sarılık (ikter) ile seyreden akut hepatit C geliştirir. Diğer dört kişi ise belirgin sarılık belirtisi göstermeyen akut hastalığı yaşar. Eğer kişinin kanında ALT, AST gibi karaciğer hasarını gösteren test sonuçları yüksekse, sarılık olmadan da tanı konulabilir. Akut hepatit düşünülen vakalarda hepatit etkenleri (A, B, C, ve gerektiğinde D ve E hepatitleri) araştırılmalıdır. Günümüzde kullanılan anti-HCV testi hepatit C tanısı için son derece duyarlı ve özgüldür. Anti-HCV testi ile birlikte gerektiğinde HCV RNA PCR testi gibi ileri testlerle tam bir değerlendirme yapılabilir. Ayrıca HCV genotipi ve IL28B genotipi gibi ileri testlere de ihtiyaç duyulabilir. Sarılıklı akut hepatit C hastalarında ve özellikle IL28B genotipi C/C olanlarda daha sık olmak üzere, hastaların %20-40’ında kendiliğinden iyileşme görülür. Diğerlerinde (%60-80), kronik HCV enfeksiyonu gelişir. Bağışıklık sistemi sağlam olan bireylerde, kronik hepatit C’ye bağlı karaciğer sirozu gelişimi için 20-25 yıl, karaciğer kanseri için ise 25-30 yıl geçmesi gerekmektedir. Yani kronik hepatit C, uzun yıllar boyunca sessizce, belirti vermeden ilerleyen bir hastalıktır. Bu nedenle bazı metinlerde “sessiz öldürücü” gibi ifadeler kullanılmaktadır. Ancak bunlar abartılı ifadelerdir. Genellikle 8-12 hafta boyunca izlenen akut hepatit C hastalarında iyileşme gözlenmezse ilaçla tedavi düşünülmelidir.

Hepatit C tedavisi zor mudur?

Vücudumuzda doğal olarak bulunan, antiviral etkili proteinler olan interferonlar, özellikle interferon-alfa (IFN), 1986-1990 arasında hepatit C tedavisinde etkili olduğu gösterilen ilk ilaçtır. Genotip 1 (ayrıca 4, 5, 6) hastaların %50’sinde, genotip 2 veya 3 olanların %70’inde kalıcı viral cevap (KVC) sağlamıştır. Günümüzde genellikle 12 hafta süren ilaç tedavileri ile %100’e yakın KVC elde edilmektedir. Tedavi ile sağlanan bu KVC, HCV’nin küratif tedavisi anlamına gelir. KVC, tedavinin sona ermesinden sonraki 6 ay boyunca kan dolaşımında HCV RNA’nın tespit edilememesi, negatif olması anlamına gelir. KVC sağlanan hastalarda karaciğer sirozu veya kansere ilerleme riski azalırken, karaciğerde belirgin iyileşme görülmektedir.

Her Hepatit C’li hastaya aynı tedavi mi uygulanır?

Hepatit C’nin alt gruplarına (genotip) bağlı olarak tedavi kombinasyonlarında farklılıklar görülebilir. Günümüzde pangenotipik olarak adlandırılan yani tüm genotiplere etkili ilaçlar üretilmiştir. Ancak hastalardaki karaciğer sirozu durumu, daha önce sonuç vermeyen bir Hepatit C tedavisi geçirip geçirilmediği veya daha önce etkili bir tedavi görmüş olmalarına rağmen hastalığın tekrarlamış olması (nüks) gibi kriterlere göre ilaç seçiminde ve kullanım sürelerinde değişiklikler yapılabilir.

Hepatit C tedavisine ara vermek tehlikeli mi?

Genel olarak, Hepatit C hastalarının öncelikli olarak tedavi edilmesi gerektiğine inanılmaktadır. Bu aşıya sahip olmayan enfeksiyonun kontrol altına alınması ve sonlandırılması ancak bu şekilde mümkün olacaktır. Bu nedenle kronik Hepatit C hastaları, yan etkiler göz önünde bulundurularak tedavi olmayı seçerlerse öncelikli tedavi adaylarıdır. Ciddi karaciğer rahatsızlıkları gibi siroz gibi durumları olan hastalar tedavi sırasında daha fazla yan etkiye maruz kalabilirler ve tedaviye yanıt oranları görece düşük olabilir. Ancak kronik Hepatit C veya erken sirozu olan her hasta tedavi hakkına sahiptir. Uzman bir doktorla durum değerlendirmesi yapılmalı ve karar birlikte alınmalıdır. Yan etki yönetimi, tedavi başarısı için son derece önemlidir ve tedavi sırasında gereksiz ilaç dozajı ayarlamalarından ve tedaviye ara verilmemesinden kaçınılmalıdır.