Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Blog Image

Yumurtalık kistleri nedir?

Kadınlarda yaygın olarak görülen yumurtalık kistleri, iyi huylu (iyi niyetli) ve kötü huylu (kötü niyetli) olarak iki ana gruba ayrılmaktadır. Bu kistlerin türleri, kanser riski ve tedavi seçenekleri, adölesan dönem, üreme çağı ve menopoz dönemlerinde ortaya çıkma olasılıklarına bağlı olarak çeşitlilik gösterebilmektedir.

Yumurtalık kistleri nedir?
Yumurtalık kistleri belirtileri nelerdir?
Yumurtalık kistleri tanısı nasıl konulur?
Yumurtalık kistleri tedavisi nasıldır?
Sıkça sorulan sorular

Yumurtalık kistleri nedir?

Yumurtalık kistleri, yaş gruplarına göre farklılık gösteren görülme oranlarına sahiptir. Adölesan dönemde, üreme çağında ve menopoz döneminde karşılaşılan kist türleri çeşitlilik gösterir. Yaş gruplarına göre yumurtalık kistleri şu şekilde sınıflandırılabilir:

  1. Fonksiyonel Kistler:
    Adölesan dönem olarak adlandırılan 13-18 yaş arası dönemde daha çok görülen kistler genellikle fonksiyonel kistlerdir. Bu kistler genellikle ameliyat gerektirmez ve zaman içinde kendiliğinden kaybolabilirler. Vücudun hormon dengesi henüz oturmadığı için geçici kistler oluşturabilen bu dönemde, kistler genellikle takip edilir. Ancak düşük olasılıkla olsa bile kistin neden olduğu ağırlıktan dolayı “over torsiyonu” veya kist rüptürü gibi sorunlar oluşabilir. Fonksiyonel kistlerin takip dışında özel bir ilaç tedavisine gerek yoktur. Bu kistler doğurganlık döneminde de görülebilir.
  2. Germ Hücreli Tümörler:
    Adölesan dönem ve takip eden üreme çağı ilk yıllarında görülebilen over tümörleridir. Bazı tiplerde sadece ameliyat yeterli olabilirken, bazı durumlarda kemoterapi tedavisi de gerekebilir. Genellikle katı organ şeklinde ortaya çıkan solid kistik kitlelerdir. Ultrason kontrolünde fonksiyonel kist veya solid kistik kitle olup olmadığı kolayca belirlenebilir.
  3. Korpus Luteum Kistleri:
    Adet döneminde ortaya çıkan kistlerdir ve ovulasyon (yumurtlama) ile meydana gelir. Genellikle kendiliğinden kaybolur, ancak bazen kanamaya neden olabilir.
  4. Dermoid Kistler:
    Gebelik döneminde sıkça görülen dermoid kistler, içerisinde deri, kıl, yağ, kemik, diş gibi dış dokuları barındıran kistlerdir. Dermoid kistler, hastada hızla ağırlık oluşturarak acil cerrahi müdahale gerektirebilecek kistler haline gelebilir. Torsiyon oluştuğunda, yumurtalıkların tamamı alınmadan, neden olan kistik kitle çıkarılabilir.
  5. Çikolata (Endometriyotik) Kistleri:
    Doğurganlık döneminde en sık görülen özel kistlerdir ve endometriozis hastalığının yumurtalıktaki formasyonudur. Çikolata kistleri genellikle doğurganlık dönemindeki kadınlarda görüldüğü için hemen ameliyat önerilmez. Ancak hastanın şiddetli ağrı şikayeti varsa ameliyat gerekebilir. Kist büyükse ve pelvik baskı yapıyorsa cerrahi müdahale tercih edilebilir. Ancak kistin boyutu küçükse ve ultrasonda şüpheli bir düzensizlik yoksa takip edilebilir. Bu kistler, başarılı bir cerrahi yapılmazsa tekrar edebilen ve over rezervini azaltabilen kistlerdir. CA-125 tümör belirteci yüksekse ve kanser riski düşükse, mümkünse ameliyat önerilmez.

Yumurtalık kistleri, genel olarak yaş ilerledikçe tümöral olma riskinin arttığı dikkate alınarak, hastanın özelliklerine göre takip edilmelidir.

Yumurtalık kistleri belirtileri nelerdir?

Özellikle genç yaş grubundaki kistlerde en belirgin semptomlar kasık ağrısı ve adet düzensizliğidir. Çikolata kisti durumunda, özellikle doğurganlık döneminde çocuk sahibi olamama, adetlerin aşırı ağrılı geçmesi, cinsel aktif kadınlarda ilişki sırasında ağrı gibi belirtiler görülebilir. Bazı durumlarda bağırsakların etkilenmesiyle ağrılı dışkılama, idrar yapmada zorluk yaşanabilir. Pelvik bölge adı verilen leğen kemiği bölgesindeki organlarla ilgili çeşitli şikayetler de ortaya çıkabilir. Ancak en yaygın belirti genellikle gebe kalamama şikayetidir. Ayrıca uzun süre devam eden kasık ağrıları da sıkça görülmektedir. Menopoz dönemindeki tümör kistlerinde ise karın şişkinliği, bölgedeki organlara baskı nedeniyle sık idrara gitme, kabızlık gibi şikayetler, bazen menopozda vajinal kanama başlangıcı, karın ağrısı gibi belirtiler özellikle büyük tümörlerde menopoz döneminde karşılaşılan semptomlardır. Bu durumların yanı sıra hiç belirti vermeyen ve rutin kontrollerde tesadüfen tespit edilen kistler de mevcut olabilir.

Yumurtalık kistleri tanısı nasıl konulur?

Öncelikle, yumurtalık kistleri üzerine ilk değerlendirme fizik muayene ile yapılır. Elle karın bölgesi muayene edilir ve ağrılı bölgeler belirlenir. Ardından, en önemli görüntüleme aracı olarak ultrasonografi kullanılır. Ultrasonografide kistin boyutu, görüntüsü ve yapısı değerlendirilir. Gerekli durumlarda tümör belirteçleri adı verilen kan tetkikleri yapılır veya bazı durumlarda bu tetkiklere ek olarak manyetik rezonans görüntüleme (MR) kullanılır. Ancak her kistte MR istenmez; sadece şüpheli durumlarda başvurulan bir yöntemdir. Kanser şüphesi durumunda, tümörün farklı alanlara sıçrayıp sıçramadığını anlamak için manyetik rezonans görüntüleme (MR) kullanılabilir. Bunların yanında, kanda yapılan tümör testlerinin tanıda önemli bir rolü vardır. Yumurtalıklarda özellikle seröz kanserlerde ve çikolata kistlerinde CA-125, müsinöz over tümörlerinde CA-19-9, erken yaşta görülen germ hücreli tümörlerde Alfa Feto protein (AFP), Beta-HCG, bazı spesifik tümörlerde LDH kan testinden de fayda görülebilmektedir.

Genç yaş grubunda kanser riski düşük olsa da, herhangi bir kompleks kist varlığında öncelikle kanser olup olmadığını belirlemek önemlidir. Bu nedenle genç yaş grubundaki fonksiyonel olmayan tüm kistler genellikle ameliyat önerisine neden olabilir. Fonksiyonel kistler ise takip edilir. Hasta menopoz dönemindeyse veya menopoz yakın bir dönemdeyse, yani 40’lı yaşlardan sonra görülen kistler kanser ihtimaline biraz daha yakın olabilir. Özellikle menopoz dönemindeki hastalarda ultrason görüntüsünde kistin yapısının düzenli olup olmaması gibi faktörler değerlendirilir. Genellikle menopoz döneminde bir kist saptanmışsa ve fonksiyonel kist olduğu düşünülmüyorsa ameliyat önerilebilir.

Yumurtalık kistleri tedavisi nasıldır?

Bir kistin varlığında, öncelikle ultrason bulguları, hastanın şikayetleri, laboratuvar testleri ve gerektiğinde diğer görüntüleme yöntemleriyle kombine bir değerlendirme yapılır. Bu değerlendirme sonucunda, takip protokolüne mi yoksa cerrahi müdahaleye mi karar verileceği belirlenir. Ultrason bulguları, kistin iyi huylu veya kötü huylu olup olmadığını belirlemede önemli bir rol oynar. Bu bulgular, kistin büyüklüğü, çeperi adı verilen etrafındaki dokunun yapısı, içerisindeki papiller çıkıntılar, nodüler yapılar gibi düzeni bozan dokuların varlığını değerlendirir. Özellikle yer yer solid alanlar veya komplike kistler varsa, bu durumdan şüphelenilmelidir. Bu durumlarda genellikle ameliyat tercih edilir ve operasyon sırasında patolojik inceleme yapılır. Eğer iyi huylu olduğu saptanırsa, sadece kist çıkarılır ve başka bir müdahale yapılmasına gerek duyulmaz. Ancak patolojik inceleme sonucunda kötü huylu olduğu belirlenirse, hastanın yaşına, çocuk sahibi olma planlarına göre koruyucu cerrahi veya kanser cerrahisi uygulanmalıdır.

Eğer kist cerrahi müdahale gerektirmiyorsa ve sadece takip edilecekse, 3 veya 6 ay aralıklarla kontroller yapılır. Cerrahi uygulanacaksa, kitle’nin büyüklüğüne, yerleşim yerine, her iki yumurtalıkta olup olmadığına ve hastanın çocuk sahibi olma isteğine göre laparoskopi, robotik cerrahi gibi kapalı yöntemler veya açık cerrahi uygulanabilir.

Tanıda tümör olup olmadığı konusunda belirsizlik varsa, hastaya kitlenin yapısını görmek için öncelikle kapalı laparoskopik yöntem uygulanabilir. Ancak büyük bir kitle söz konusu ise, özellikle tümör varlığı düşünülüyorsa ve yaygınsa, yani her iki yumurtalıkta da kitle varsa, genellikle açık cerrahi tercih edilmektedir.

Fonksiyonel kistlerin tedavisinde ise takip protokolü uygulanır. Ağrı veya farklı bir şikayet yaşamayan hastalarda kistler uzun süre takip edilebilir. Bu durumdaki hastalara sadece yumurtalığın dönme riski yani torsiyon riski hakkında bilgi verilir ve acil bir durum oluştuğunda müdahale edilir. Fonksiyonel kistler veya kanser düşünülmeyen kistler genellikle kendiliğinden kaybolur. Ancak eğer kaybolmaz ve boyutu büyümeye başlarsa, takipten çıkarılır ve cerrahi tedaviye geçilir.

Yumurtalık kisti gebe kalmaya engel mi?

Yumurtalık kistleri, türlerine bağlı olarak değişse de, bazen gebe kalmayı engelleyebilir. Genellikle ileri düzeyde olmayan (komplike olmayan) yumurtalık kistleri, başarılı bir cerrahi müdahale ile alındıktan sonra gebe kalmaya engel olma durumunu ortadan kaldırabilir.

Takip edilen kisti olan hastalar acil bir durumda ne yapmalıdır?

Hasta, kistinin varlığını biliyorsa, doktor kontrollerinde kistin sağ tarafta mı yoksa sol tarafta mı olduğu konusunda bilgi alabilir. Ancak, bölgede hissedilen ağrılar her iki tarafta da ortaya çıkabilir. Bu nedenle, karın bölgesinde herhangi bir ağrı, özellikle de kesik kesik ve şiddetli ağrı durumlarında, öncelikle kisti takip eden doktora başvurulmalıdır. Ancak doktora ulaşılamıyorsa, acil durumlar için mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerekmektedir. Farklı bir doktora gidildiyse, test sonuçları ve ultrason görüntüleri mutlaka yeni doktora iletilmelidir. Ağrı başladığında, beslenmeye ara vermek önemlidir. Eğer ağrıya bulantı, kusma veya karın şişliği eşlik ediyorsa, bu durum periton irritasyonunu düşündürebilir, yani kistin karın içine temas ettiği anlamına gelebilir. Bu durumda derhal sağlık kuruluşuna başvurulması gereken acil belirtilerdir.

Yumurtalık kisti kanama yapar mı? 

Belirli yumurtalık kistleri, oluşum yerlerine ve boyutlarına bağlı olarak kanama ile belirginleşebilir.

Yumurtalıklarda kist olup olmadığı nasıl anlaşılır?

Çoğunlukla, ultrason muayenesi sayesinde kistlerin varlığı hakkında detaylı bilgi elde edilebilmektedir.

Yumurtalık kisti ağrı yapar mı?

Evet, yumurtalık kistlerinin en yaygın belirtilerinden biri ağrıdır.

Over kisti neden olur?

Yumurtalık kistleri, birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkabilir. En sık rastlanan neden hormonal dengesizliklerdir. Ayrıca, çeşitli yumurtalık enfeksiyonları, radyasyon maruziyeti, tümörler ve bazı hücresel bozukluklar da yumurtalık kistlerine yol açabilir.

Çikolata kisti belirtileri nelerdir?

Çikolata kisti, özellikle doğurganlık döneminde çocuk sahibi olma zorluğu, adetlerin aşırı sancılı geçmesi, cinsel ilişkide ağrı hissi gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Bazı durumlarda, bağırsaklara baskı yapması sonucu ağrılı dışkılama görülebilir. İdrar yapma konusunda zorluklar ortaya çıkabilir. Pelvik bölge adı verilen leğen kemiği bölgesindeki organlara ait çeşitli şikayetler de gelişebilir. Ancak en yaygın belirti genellikle gebe kalamama şikayetidir. Bunun yanı sıra, uzun süre devam eden kasık ağrıları da sıkça görülebilmektedir.

Çikolata kisti neden olur?

Çikolata kistinin belirgin bir nedeni doğrudan tanımlanamamakla birlikte, artan riski etkileyen çeşitli faktörler bulunmaktadır. Bu faktörler arasında genetik ve çevresel etkenler önemli bir rol oynar. Bunun yanı sıra, zayıf bağışıklık sistemi, adet kanının karın boşluğuna geri akması, doku farklılaşması gibi çeşitli nedenlere bağlı olarak gelişebilir.

Çikolata kisti kanama yapar mı?

Çikolata kisti bulunduğunda, genellikle kanama meydana gelmez.

Çikolata kisti nerelerde ağrı yapar?

Adet dönemlerinde kasık ağrısı veya cinsel aktif kadınlarda cinsel ilişki sırasında vajinal bölgede ağrı meydana gelebilir.