Generic selectors
Exact matches only
Search in title
Search in content
Post Type Selectors
Blog Image

Uyku apnesi nedir?

Uyku sırasında nefesin durması ve solunumun yüzeyselleşmesi anlamına gelen uyku apnesi, gece boyunca defalarca tekrarlanabilir. Bu durum, sabahları yorgun uyanma, dikkatsizlik gibi sorunlara neden olabilir ve tedavi edilmediği takdirde ciddi sonuçlara yol açabilir.

Uyku apnesi nedir?
Uyku apnesi tipleri nelerdir?
Uyku apnesinin belirtileri nelerdir?
Uyku apnesi kimlerde görülür?
Uyku apnesi neden olur? Risk Faktörleri Nelerdir?
Uyku apnesi nelere sebep olur?
Uyku apnesi tanısı nasıl konulur?
Uyku apnesi tedavisi nasıl yapılır?
Uyku apnesi ve horlama arasındaki fark nedir?
Uyku apnesi ve şişmanlık arasındaki ilişki nedir?
Uyku apnesi ile başa çıkmak için yapılabilecekler nelerdir?
Uyku apnesine ne iyi gelir?
Uyku apnesi hakkında sık sorulan sorular 

Uyku apnesi nedir?

Uyku apnesi, uyku sırasında üst solunum yolunun tekrar tekrar tıkanması ve solunumun durup başlamasıyla karakterize edilen ciddi bir uyku bozukluğudur. Bu durum, hava yollarının tıkanması (obstrüktif uyku apnesi) veya beynin solunumu doğru şekilde kontrol etmemesi (merkezi apne) nedeniyle ortaya çıkabilir. Uyku apnesi sırasında, üst solunum yolunu açık tutan kaslarda gevşeme meydana gelir ve dil kökü, yumuşak damak veya büyümüş bademcikler hava yolunu tıkayarak en az 10 saniye boyunca nefes alamama durumu ortaya çıkar, bu durum uyku apnesi olarak adlandırılır. Bu tıkanıklık, birkaç saniyeden dakikalara kadar sürebilir ve saat başına 30’dan fazla tekrar edebilir. Uyku apnesi sırasında kişi horlamaya devam ederken, bir süre sonra beyin uyarılarak hava yolu açılır ve solunum normale döner. Ancak uyku apnesi tedavi edilmezse, dikkatsizliğe neden olarak trafik kazaları riskini artırabilir ve iş kazalarına yol açabilir. Uyku apnesi, görülme sıklığı %1-4 arasında değişse de, diyabetin %3, astımın ise yaklaşık %5 sıklığında olduğu göz önüne alındığında, ne kadar ciddi bir sorun olduğu daha iyi anlaşılabilir.

Uyku apnesi tipleri nelerdir?

Uyku esnasında nefes almayı durduran uyku apnesinin üç tipi bulunmaktadır. Bu tipler sırasıyla santral, obstrüktif (tıkayıcı) ve mikst (karma) olarak adlandırılır.

Santral Uyku Apnesi:
Santral uyku apnesi, uyku sırasında nefes alma dürtüsünü gerçekleştiren kasların sinyal göndermemesi durumunda ortaya çıkan bir uyku apnesi tipidir.

Obstrüktif Uyku Apnesi (Tıkayıcı):
Uyku kalitesini ciddi şekilde etkileyen obstrüktif uyku apnesi, hava yolundaki işlev kaybından kaynaklanan ve vücuda oksijenin az girmesine neden olan bir apne tipidir. Uykunun kesilmesi ataklara yol açabilir.

Mikst Uyku Apnesi (Karma):
Mikst uyku apnesi, kişilerde obstrüktif ve santral uyku apnesinin bir arada görüldüğü bir apne türüdür.

Uyku apnesinin belirtileri nelerdir?

Uyku apnesinin en önemli belirtisi uykuda solunumun durmasıdır ve bu durumun belirtileri şunlardır:

Yüksek sesle horlama
Uyku sırasında nefes nefese kalma ile ani uyanışlar
Ağız kuruluğu ile uyanma
Sabahları baş ağrısı
Ağız kuruluğu
Gündüzleri uyku hali (hipersomni)
Uyku sırasında nefes almanın durması
Sinirlilik hali
Libido azalması
Konsantre olma zorluğu
Geceleri huzursuz hissetme

Ayrıca, baş ağrısı, unutkanlık, konsantrasyon bozukluğu, depresyon, sabah dinç uyanamama, aşırı derecede uykulu olma ve yorgunluk gibi gündüz gözlenebilen belirtiler de uyku apnesine işaret edebilir. Uyku apnesi belirtileri gözlenen kişiler, bu durumun bir dizi ciddi sağlık sorununa neden olabileceği için tedavi edilmesi gereken bir durumu deneyimleyebilirler. Uyku apnesi, ani ölüm, inme, kalp krizi, kalp yetmezliği, kilo kaybında zorluk (özellikle obez kişilerde), solunum yetmezliği (özellikle akciğer hastalarında), cinsel isteksizlik, iktidarsızlık, kontrol altına alınamayan diyabet gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Ayrıca, uyku apnesi, sürekli yorgunluk ve konsantrasyon eksikliğine neden olduğu için trafik ve iş kazalarına da katkıda bulunabilir.

Uyku apnesi kimlerde görülür?

Her yaşta ortaya çıkabilen uyku apnesi, özellikle 40-70 yaş arasındaki bireylerde daha sık görülmektedir. Kilolu olmak ve ileri yaş, uyku apnesi riskini artırabilir. Ayrıca, bu durum erkeklerde kadınlara kıyasla daha yaygındır. Kadınlarda, özellikle menopoz sonrası dönemde uyku apnesi görülme sıklığında bir artış olabilir.

Uyku apnesi neden olur? Risk Faktörleri Nelerdir?

Uyku apnesinin temel nedeni, boğazdaki kasların hava yolunu kapatmak üzere gevşemesidir. Üst solunum yolundaki darlıklar çocukluk döneminden itibaren solunum yollarının yıpranmasına yol açabilir ve bu durum uyku apnesi sendromuna neden olabilir. İşte uyku apnesinin yaygın nedenleri:

Fazla kilo (obezite)
Burun tıkanıklığı
Büyük bademciklere ve geniz etine sahip olma
Kalın boyun çevresi, hava yollarının daralmasına neden olabilir
Yaşlılık
Cinsiyet (erkeklerde uyku apnesi olasılığı kadınlara kıyasla 2-3 kat daha fazladır)
Genetik yatkınlık
Yüksek tansiyon ve diyabet gibi tıbbi sorunlar
Alkol kullanımı
Sigara içmek

Uyku apnesi sadece yetişkinlerde değil, çocuklarda da görülebilir. Uyku apnesi sendromuna sahip bireylerde horlama, normalden daha yoğun, kaba ve gürültülü bir şekilde ortaya çıkar. Horlamaya ek olarak, nefes darlığı, sık sık iç çekme, vücut hareketleriyle uyanma çabası, uzun solunum durmaları ve sabahları yorgun uyanma gibi belirtiler de gözlemlenebilir. Uyku apnesinin tam nedeni belirli olmasa da, uyku apnesi sendromu olan hastaların %30-50’sinde hipertansiyon görülmektedir.

Uyku apnesi nelere sebep olur?

Uykuda solunum durmaları; kalp atımındaki düzensizlik ve ileri yaşlarda ritim bozukluğuna bağlı olarak uykuda ani ölümlere neden olabilmektedir. Ayrıca, şu belirtilere de yol açabilir:

Geceleri sık idrara çıkma
Gece aşırı terleme
Sabah yorgun ve uykulu uyanma
Gündüz isteksizlik
Sıkıntı ve gerginlik

Gündüz uykulu hali, trafik kazalarına neden olabilir. Uykuda solunum durması olan hastalıklarda gece boyunca düşük oksijen seviyelerinin ortaya çıkması, kalp ve damar sistemine yük bindirerek ciddi sorunlara yol açabilir. Uykuda solunum durması sendromunun uzun dönemde neden olduğu problemler arasında yüksek tansiyon, kalp krizi, beyin damar tıkanıkları sonucu felçler gibi ciddi sağlık sorunları bulunmaktadır.

Bu hastalıklarda gece boyunca düşen oksijen seviyeleri, hastaların yaklaşık yarısında zaman içinde kalp büyümesine ve hipertansiyona neden olabilir. Hipertansiyon, uyku apnesi olan hastaların %30-40’ında ve bazı çalışmalara göre %50’ye kadar oranlarda görülebilir. Kalp ritmi incelendiğinde, apne sırasında oluşan bradikardiyi (yavaş kalp atımı) uyanıklık sırasında taşikardi (hızlı kalp atımı) izleyebilir. Bu ritim bozukluğuna bazen “bradi-taşi-aritmi” denir ve bazen daha farklı ritim bozuklukları da eklenebilir. Kalp ritmindeki bu bozukluklar, bazen hastanın uykusunu kaybetmesine bile neden olabilir.

Uyku apnesi tanısı nasıl konulur?

Uyku apnesi testi, hastalığın tespiti ve tedavisi sürecinde kritik bir aşamadır. “Polisomnografi” olarak adlandırılan uyku apnesi testi, beyin aktivitesi ve solunumsal olayların bir gece boyunca kaydedildiği bir testtir. Bu test, elektroensefalografi (EEG), elektrookülografi (EOG), elektrokardiyografi (EKG), elektromiyografi (EMG), solunum çabası içeren göğüs ve karın hareketleri, burun ve ağızdan hava akımı, oksijen satürasyonu, vücut pozisyonu gibi 8 parametrenin gece boyunca 7 saat boyunca izlenmesini içerir.

Polisomnografi, uyku sırasında beyin dalgaları, göz hareketleri, ağız ve burundan hava akımı, horlama, kalp hızı, bacak hareketleri ve oksijen seviyelerinin ölçümüne dayanmaktadır. Bu testi yaptırmak isteyen hastaların bir gece boyunca uyku odasında kalması gerekmektedir. Test sırasında vücudun çeşitli noktalarına bağlanan kablolarla alınan sinyaller, odanın dışındaki bir bilgisayara iletilir. Bu kayıtlar, sabah saatlerine kadar alınır ve incelenerek uyku süresince solunumun durma sıklığı, süresi, durduğunda oksijen seviyelerinin ve kalp hızının nasıl etkilendiği, derin uykuya dalınıp dalınmadığı gibi birçok parametre değerlendirilir.

Uyku apnesi tedavisi nasıl yapılır?

Uyku apnesi tedavisinde ilk adım, eğer varsa obezitenin aşılmasıdır. Eğer hastada belirgin anatomik darlıklar varsa, Kulak Burun Boğaz uzmanı tarafından cerrahi girişim değerlendirilmelidir. Cerrahi tedavi yöntemlerinden biri, Celon metodu olarak bilinen bipolar radyo frekans ile termoterapi ve plazma yöntemleriyle yapılan cerrahidir. Horlama ve uyku apnesi için uygulanan cerrahi tedavinin başarısı, cerrahiye uygun hastanın seçimine ve kullanılan cihazlara bağlıdır. Cerrahide kullanılan cihazların dokuda minimal hasar oluşturması ve ameliyat sonrası dönemde ağrıların az olması önemlidir. Ayrıca, uyku apnesi cihazları da tedavide kullanılır.

İleri derecede uyku apnesi tedavisinde, pozitif hava basıncı (CPAP) tedavisi uygulanmalıdır. Tedavi etkisine ve hastanın tercihine göre otomatik ayarlarda düzenleme yapılabilir veya sabit basınçlı cihaza geçilebilir; hastanın durumu takip edilmelidir. CPAP cihazı kullanmakta güçlük çeken veya hafif derecede vakalarda, ağız içi aparey ile alt çene öne alınarak dilin geriye düşüp üst solunum yolunu tıkaması önlenebilir. Uyku apnesinin özgün tedavisi, hava yolunu sürekli açık tutan basınçlı hava veren cihazların kullanımıyla sağlanır. Pozitif havayolu basıncı (PAP) cihazları, üst hava yollarının uyku sırasında açık kalmasını sağlayarak uyku apnesini önler. Gece boyunca yüze sıkıca oturan silikon bir maskeyle basınçlı hava veren bu cihazlar, başlangıçta hasta için rahatsız edici olabilir, ancak hastalar genellikle cihazı kolaylıkla kabul eder. Hangi cihazın uygun olduğunu tespit etmek ve apnelerin yok olduğunu veya minimuma indiğini görmek için ikinci bir gece uyku laboratuvarında geçirilmesi gerekmektedir. Cihazla yapılan uyku apnesi tedavisinden sonra, hastaların yaşam kaliteleri genellikle artar.

Uyku apnesi ve horlama arasındaki fark nedir?

Uyku apnesi, uyku sırasında solunumun geçici olarak durması ve vücudun oksijensiz kalması durumudur. Horlama ise uyku esnasında hava yollarında meydana gelen titreşimlerin sebep olduğu sesli bir gürültüdür.

Uyku apnesi ve şişmanlık arasındaki ilişki nedir?

Obezite ile uyku apnesi arasında doğrudan bir ilişki bulunmaktadır. Bu durumun temel nedeni, kilolu ve obez bireylerde üst solunum yollarında biriken yağ dokularının hava yollarını daraltmasıdır. Bu bölgedeki kas aktivitesinin azalması, uyku apnesine yol açabilen bir faktördür.

Uyku apnesi ile başa çıkmak için yapılabilecekler nelerdir?

Hayat kalitesini artırmak ve uyku apnesi ile başa çıkabilmek için şu önlemler alınabilir:

Kilo Kontrolü Sağlayın: Obezite, uyku apnesi riskini artırabilir. Sağlıklı bir kilo aralığında kalmak ve kilo kontrolü sağlamak, uyku apnesi belirtilerini azaltabilir.

Hava Nemlendiricisinden Yararlanın: Hava nemlendiricileri, uyku apnesi semptomlarına karşı yardımcı olabilir. Nemli hava solunumu kolaylaştırabilir ve solunum yollarının tıkanıklığını azaltabilir.

Uyurken Pozisyonunuza Dikkat Edin: Sırt üstü yatmak, uyku apnesi semptomlarını artırabilir. Yan ya da karın üstü pozisyonlar genellikle solunumu kolaylaştırır. Rahat bir uyku pozisyonu seçmek, semptomların şiddetini azaltabilir.

Sigara ve Alkolden Uzak Durun: Sigara içmek ve aşırı miktarda alkol tüketmek, uyku apnesi riskini artırabilir. Bu alışkanlıklardan kaçınmak, genel sağlığı iyileştirebilir ve uyku apnesi belirtilerini azaltabilir.

Bu önlemler, uyku apnesiyle başa çıkma sürecinde destek sağlayabilir ve yaşam kalitesini artırabilir. Ancak, belirtiler devam ederse veya şiddetlenirse, bir sağlık profesyoneliyle görüşmek önemlidir.

Uyku apnesine ne iyi gelir?

Uyku apnesi semptomlarını hafifletmek için doğal yöntemlere başvurabilirsiniz. Bu yöntemler, sağlıklı bir uyku sürecini teşvik ederek iyileşmenize katkıda bulunabilir.

Oda Isısını Ayarlayın: Uyku apnesi olan bireyler, genellikle oda sıcaklığının yaklaşık 16 derece civarında olması durumunda daha rahat uyurlar. Oda sıcaklığını çok yüksek veya çok düşük tutmak, uyku verimliliğini artırabilir.

Lavantadan Yararlanın: Lavanta, kaygıyı azaltma konusunda etkili olan bir bitkidir. Saf lavanta yağını birkaç damla bir havluya döküp yastık kılıfınızın içine koyarak, rahatlamayı destekleyerek uyku moduna geçmenizi kolaylaştırabilirsiniz.

Magnezyum Desteği Alın: Uyku apnesi olan kişiler genellikle düşük magnezyum seviyelerine sahiptir, bu nedenle magnezyum içeren gıdaları tüketmek önemlidir. Muz, lahana, ıspanak, avokado ve kuruyemişler magnezyum açısından zengin gıdalardır ve uyku apnesine iyi gelebilir.

Doğal Bal Kullanın: Antioksidan özelliklere sahip bal, uyku apnesi olan bireylerin boğazını rahatlatarak daha konforlu bir uyku geçirmelerine yardımcı olabilir.

Yoga ve Egzersiz: Boğaz kaslarını gevşeterek hava yolundaki tıkanıklığı azaltabilecek yoga gibi egzersizlerden faydalanabilirsiniz. Uyku apnesine karşı bu tür aktiviteler, semptomları hafifletebilir.

Doğal yöntemleri kullanmadan önce her zaman bir sağlık profesyoneliyle görüşmek önemlidir, özellikle de semptomlar devam ediyorsa veya şiddetleniyorsa.

Uyku apnesi neden meydana gelir?

Uyku apnesi birçok nedenden kaynaklanabilir, ancak en önemli faktör genellikle boğazdaki hava yolunun kapanması ve gevşemesidir.

Uyku apnesi öldürür mü?

Uyku apnesine müdahale edilmezse ve gerekli önlemler alınmazsa, felce veya ani ölümlere neden olabilir.

Uyku apnesi olan hangi pozisyonda uyumalı?

Uyku apnesi olan kişilere, solunum yollarının açık kalmasını sağlamak amacıyla yüz üstü uyuma önerilmektedir.

Uyku apnesi psikolojik olabilir mi?

Psikolojik veya sosyal sorunlar, uyku apnesini tetikleyebilir.

Apne nedir?

Solunumun geçici olarak durmasına apne denir ve genellikle uyku apnesi olarak bilinir.

Uyku apnesi nasıl önlenir?

Uyku apnesi, alınacak basit önlemlerle önlenebilir. Hastalığın değiştirilebilir risk faktörleri arasında obezite en önemlisidir. Uyku apnesi, kilo verilerek %50 oranında azaltılabilir. Ayrıca, alkol ve uyku ilaçlarından kaçınmak, sigarayı bırakmak ve sırt üstü yatmamak da rahatsızlığı azaltabilir. Horlamayı azaltan ve burun açıklığını sağlayan spreyler veya elastik bantlar, uyku apnesi tedavisinde yeterli olmayabilir.

Uyku apnesi olduğumu nasıl anlarım?

Uyku apnesinin belirtilerini hastanın kendisinin fark etmesi genellikle zordur. Bu nedenle, kişinin uyku durumunu iyi bilen eşi, ebeveynleri, çocukları veya yakınları tarafından doğru bilgi sağlanmalıdır. Uyku apnesinin varlığından bahsedebilmek için aşağıdaki üç önemli soruyu cevaplandırmak önemlidir:

Horlama, uykuda nefes durması ve gündüz artmış uyku hali var mı?

Eğer bu üç soruya “evet” yanıtı veriliyorsa, bu durumda uyku apnesi riski söz konusu olabilir. Bu durumda en kısa sürede uzman bir doktora başvurmak önemlidir.

Çocuklarda uyku apnesi olur mu?

Evet, çocuklarda uyku apnesi görülebilir. Çocukların özellikle gece uykuları yakından takip edilmelidir. Çocuğun uykuda ağzının açık olup olmadığı, horlama veya hırıltılı nefes alıp almadığı belli periyotlarla kontrol edilmelidir. Geniz eti ve bademciklerin büyük olması durumunun uyku apnesine neden olabileceği unutulmamalıdır. Doktora başvurmadan önce çocuğun uyku anının videoya alınması, teşhis açısından önemli bir ayrıntıdır.

Uyku apnesi olan ne yapmalı?

Hastaların genelinde kilo verme, sigara ve alkolün bırakılması önerilmektedir. Diyabet, hipertansiyon, yüksek kolesterol, obezite gibi hastalıklar açısından risk taşıyan bireylerde uyku apne sendromunun teşhisi ve tedavisi büyük bir önem arz etmektedir.

Uyku sorunları nelere yol açar?

Uyku apnesi sağlıklı uykuyu olumsuz etkileyen bir durumdur. Ancak sağlıklı bir vücut için ve günün kaliteli geçebilmesi için uykunun sadece süresinden ziyade kalitesinin de artırılması önemlidir. Kronik uykusuzluk, bir dizi olumsuz etkiye yol açabilir. Bu etkiler arasında gündüz dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü, aşırı sinirlilik, iş performansında düşüş, depresyon, yüksek tansiyon ve metabolik bozukluklar bulunabilir. Bu nedenle uyku apnesi gibi durumlarla başa çıkabilmek ve genel sağlığı korumak adına uyku kalitesine önem vermek gereklidir.